KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/10873 E., 2012/15949 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1.381,49 TL borçlu olunmadığının tespiti ile 1.000,00 TL ıslahen 5.473,92 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davada; davalının talep ettiği 1.381,49 TL'den davacının borçlu olmadığının tesbiti ile 1.000,00 TL ıslahen 5.473,92 TL alacağın davalıdan tahsili talep edilmiştir.Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava; menfi tespit ve alacak talebine ilişkindir.
Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı köy tüzel kişiliği temsilcisinin davalı eski muhtar hakkında zimmet iddiasıyla şikayette bulunduğu, yapılan soruşturma neticesinde davalının davacıdan 1.381,49 TL alacağı olduğunun tespiti üzerine, zimmet suçunun maddi unsurunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davalı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği;
bilirkişi raporunda davacıdan alacaklı olduğu belirtilen davalının bu rapora dayanarak raporda belirtilen parayı davacıdan talep ettiği, bu talep üzerine davacının işbu davayı açarak hem soruşturma dosyasındaki raporda belirtilen rakamdan borçlu olmadıklarının tespitini istediği hem de alacak talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Davalı hakkındaki soruşturma sırasında alınan 22.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda davalının davacıdan 1.381,49 TL alacaklı olduğu rapor edilmesine rağmen işbu davada alınan ve mahkemece hükme dayanak yapılan raporlardan.
06.06.2011 tarihli raporda davalının davacıya 5.473,92 TL, 31.10.2011 tarihli raporda ise 5.673,68 TL borçlu olduğunun rapor edildiği görülmüştür.Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilemez.Mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden, eksik inceleme ve yanılgı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/10873, K. 2012/15949, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama