KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/1117 E., 2012/6032 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2012
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada.
220,00 TL olan tedbir nafakasının 500,00 TL'ye yükseltilmesi talep ve dava edilmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek, 180,00 TL artırılmak suretiyle ile nafakanın 400,00 TL olmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.Somut olayda; dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği ve yargılamanın davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.HUMK'nun 73. maddesi hükmüne göre; mahkeme tarafları dinlemeden, onları, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.
Bu bakımdan davetin ve bunun yazılı şekli olan davetiyenin davadaki önemi büyüktür.Kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler ve uygulanacak tebliğ usulü, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21 ve Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde düzenlenmiştir.Tebligat Kanununun 21. Maddesinde, "kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisi gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse (kaçınırsa) tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı,
o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve teslim edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırılmakla beraber adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici ve kapıcıya bildirir.
İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiştir.Tebligat Tüzüğünün 28. Maddesinin 1.fıkrasında da, "muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir" denilmiştir.
Somut olayda, davalı adına çıkartılan davetiye 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği halde, davalının adreste bulunmama nedeni Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi uyarınca ilgililerin imzalarını taşıyan tutanakla tespit edilmediğinden sözü edilen tebligat usulsüzdür.Davalının usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekirken, yokluğunda yargılamaya devam edilerek,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/1117, K. 2012/6032, 7 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama