KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/13953 E., 2012/19466 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2012
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının müşterek evi terki nedeniyle tarafların ayrı yaşadıklarını, davalının ...
5.Aile Mahkemesinde davacı aleyhine boşanma davası açtığını, davanın redle sonuçlandığını, davacının ayrı yaşamada haklı olması nedeniyle 500 TL tedbir nafakası talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; davacının maddi durumunun iyi olduğunu, ayrılık nedeniyle yoksulluğa düşmesinin mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.Müşterek çocuk ... ve davacı tanıkları ortak beyanlarında;davalının başka bir kadınla beraber yaşadığını ve 2008 yılından beri tarafların ayrı olduklarını belirtmişlerdir.Mahkemece; her iki tarafında emekli olduğu, başkaca gelirlerinin olmadığı,
tedbir nafakası yönünden boşanma davasında verilen red kararının Yargıtay tarafından onandığı, bu nedenlerle tedbir nafakası yönünden yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.TMK’ nun 195.maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hâkimin müdahalesini isteyebilirler.
Hâkim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine Kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı yasanın 197.maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi bicimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eslerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK Md. 186/son). Davacı eşin ekonomik durumunun davalı (kocadan) daha iyi olması davalı (kocayı) tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır. Böylece "hakkaniyet" ilkesine uygun bir nafaka tespit edilebilir (TMK. Md. 4).
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/13953, K. 2012/19466, 20 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama