KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/14950 E., 2012/21573 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2012
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tedbir nafakasının artırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 2005 yılında evlendiğini, davalının açtığı boşanma davasının reddedildiğini, bu davada kadın yararına 150 TL tedbir nafakasına karar verildiğini, davalının yurtdışında yaşadığını, davacıya maddi yardımda bulunmadığını, davacının gelirinin olmadığını belirterek 150 TL tedbir nafakasının aylık 1.000 TL'ye çıkartılmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde;
talebin değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, tedbir nafakasının boşanma davasında değerlendirilmesinin gerektiğini, talebin yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece boşanma davası nedeniyle dava süresince verilen geçici tedbir niteliğindeki tedbir nafakasının müstakil dava ile artırılmasının talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. ...
Aile Mahkemesinin 2009/692 Esas-2010/489 Karar sayılı dosyasının kocanın açtığı şiddetli geçimsizliğe dayanan boşanma davası olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsılma olgusunun sabit olmaması nedeni ile davanın reddine, kadın yararına dava tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar 150 TL tedbir nafakasına karar verildiği ve kararın kesinleştiğine dair şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacı anılan boşanma davası sırasında takdir edilmiş olan tedbir nafakasının artırılmasını istemiştir.
Davacının bu talepte hukuki yararının bulunduğu; boşanma davası sonucunda verilen karar gereğince tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devam edeceğinin anlaşıldığı, davacının tedbir nafakasının artırılması talebinin değerlendirilmesine engel bir durumun bulunmadığı görülmektedir.Mahkemece esastan inceleme ve araştırma yapılarak ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/14950, K. 2012/21573, 15 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama