KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/17706 E., 2012/24292 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin açılması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm mirasçılar ...ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, dava dilekçesinde murisi annesinin sözlü vasiyetini kendisine bildirdiğini, vasiyeti kendi el yazısı ile kaleme alarak yazılı hale getirdiğini belirterek gereğinin yapılmasını talep etmiştir.Mahkemece vasiyetname mirasçılara, lehine vasiyet yapılan kişilere tebliğ edilmiş, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu vasiyetnamenin açılmış sayılmasına karar verilmiş, hüküm mirasçılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.Dosyada yeralan mirasçı ...’na vasiyetnamenin tebliğine ilişkin davetiye parçasında;
hem Tebligat Yasası 21.maddesine göre mahalle muhtarı imzasına tebliğ edildiği belirtilerek 06.12.2011 tarihli şerhin düşüldüğü, hem de tebliğin gerçekleşmediğini belirten “iade” yazısının bulunduğu anlaşıldığından; vasiyetnamenin anılan mirasçıya Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilmediği anlaşılmıştır.HMK 27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur.
Bu hak çoğunlukla “iddia ve savunma hakkı” olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar.
Yargı organları her 2 tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/17706, K. 2012/24292, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama