KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/17708 E., 2012/24159 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, muris tarafından vasiyet edilen taşınmazların tenfizine karar verilmesini talep edilmiştir.Mahkemece; vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyetname ile vasiyet edilen taşınmazların davacı adına tapuya kayıt ve tescili yönünde hüküm tesisine cihetine gidilmiş; hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.HMK.
27.maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu hak çoğunlukla “İddia ve Savunma Hakkı” olarak bilinmektedir. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi kural olarak mümkün değildir.
Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Her iki taraf da bu haktan eşit şekilde yararlanırlar. Yargı organları her iki tarafın iddia ve savunmaları ile delillerini değerlendirip, hangi maddi ve hukuki sebeplerle karar verdiklerini gerekçelerine yansıtmalıdırlar.
Açıklanan madde hükmü uyarınca; yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek duruşmaya çağırılması, diğer bir anlatımla taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.
Somut olayda; dava dilekçesinin davalılara verilmek üzere aynı çatı altında muhkim ...'a tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Ancak vasiyetnamenin açılması dosyasında davalıların adreslerinin yurtdışında bilinmeyen bir adres olması nedeniyle davalılara ilanen tebliği yapıldığı görülmektedir. Hal böyleyken davalılara dava dilekçesinin tebliğine ilişkin yapılan tebligatların usulsüz oldukları açıktır.
Davalıların usulüne uygun şekilde duruşma gün ve saatinden haberdar edilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yokluklarında yargılamaya devam edilerek, hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu husus bozmayı gerektirmiştir.Ayrıca ...Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2006/169 Esas 2009/241 Karar sayılı dosyasıyla görülen vasiyetnamenin açılmasına ilişkin karar henüz kesinleşmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/17708, K. 2012/24159, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama