KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/17989 E., 2012/22456 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2012
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde;davacı ile davalının 2004 yılında boşandıkları, davalının Lise 2. sınıfta eğitimine devam eden müşterek çocuk için maddi yardımda bulunmadığı belirtilerek aylık 250 TL iştirak nafakasına hükmedilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davacı tarafın iştirak nafakasına muhtaç durumda olduğu, davalının psikolojik tedavi gördüğü, sosyal ekonomik durumunun iyi seviyede olmadığı, toplumdan uzak kişiliğe sahip olduğu,günü birlik yevmiye işlerinde çalışarak geçimini temin ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile aylık 75 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin, velayet hakkı verilen eşe çocuğun bakım ve eğitim giderleri karşılığı gücü oranında yapacağı parasal katkıdır. Bu nedenle, iştirak nafakası takdir edilirken küçüğün yaşı, okul durumu ve zorunlu ihtiyaçları ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak “hakkaniyete” uygun bir miktara hükmetmek gerekmektedir.
Somut olayda 1995 doğumlu müşterek çocuğun okul çağında olduğu anlaşılmaktadır. Çocuk için aylık 75 TL nafaka günün ekonomik koşulları karşısında küçüğün ihtiyacını karşılamaktan uzaktır.O halde davalı babanın en azından gündelik işlere giderek geçimini sağlayabildiği hususu gözetilerek küçüğün ihtiyaçlarına ve hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/17989, K. 2012/22456, 1 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama