KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/18337 E., 2012/22880 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 50.400 TL taviz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; ... İli, ...İlçesi, ... Mahallesinde tapunun 1439 ada 9 parselde kayıtlı taşınmazın tapuda intikali sırasında tapu kaydındaki ... vakfı şerhinin kaldırılması için yersiz olarak 50.400 TL taviz bedeli ödendiği ileri sürülerek 50.400 TL'nin davalıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın mukataalı olarak vakfedildiği, ayrıca ... Vakfı'nın sahih bir vakıf olduğu, bu nedenle taviz bedelinin tahsilinin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5737 Sayılı Vakıflar Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Sözü edilen 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmüne göre; “Tapu kayıtlarında, icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar, işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak serbest tasarrufa terk edilir. Ancak miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar tavize tâbi değildir.”
Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, mukataalı vakıf: zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder.Hal böyle olunca somut uyuşmazlığının çözümü için, kayda işlenen ...
VAKFI’nın mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ve aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılması gerekir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu vakfın niteliğinin belirtilmesi açısından hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın çoğrafi ve hukuki durumları ayrı ayrı olacağından bu taşınmazların kadim köy,
kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığı vs. hususların keşfen ve uzman bilirkişiler marifetiyle saptanmalıdır.Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere vakıf türünün belirlenmesi ve belirlenen vakıf türüne göre çekişmeli taşınmazda vakfın bir hakkının kalıp kalmadığının taviz bedeli ödenip ödenmeyeceğinin hiç bir kuşkuya yer bırakmadan saptanması bu tür davalarda önem kazanmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/18337, K. 2012/22880, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama