KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/18957 E., 2012/24176 K.·Mahkemesi:ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2012
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 45.000 TL'nin alacak yönünden itirazın iptali faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davacı şirketin, davalının ortağı ve müdürü olduğu şirkete ait hisselerin alımı konusunda davalı ile anlaştığını, anlaşma gereğince davalının şahsi hesabına “hisse devir bedeli” açıklaması ile toplam 45000 TL havale yapıldığını ancak davalı tarafından hisse devir işleminin gerçekleştirilmediğini bu nedenle davalıya yapılan 45000 TL'nin tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini,
haksız itirazın iptali ile davalının %40 oranın da icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevabında, davacı şirket ile aralarında hisse devir sözleşmesi yapılmadığını, davacı şirket tarafından hazırlanan kitapların düzeltilmesi ve danışmanlık işinin yapılması üzerine anlaşma yapıldığını, davalının hesabına gönderilen paranın da bu işin karşılığı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiş ve iddialarını ispat amacıyla delil listesi ibraz etmiştir.Mahkemece, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karinenin mevcut olduğu,
davacı tarafından gönderilen havalelerde hisse devir avans bedeli açıklamasının bulunduğu, bu nedenle yasal karinenin davalı lehine uygulanmasının mümkün olmadığı bu nedenle davalıya yapılan 45000 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tahsilinin gerektiği belirtilerek, itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 146.maddesi hükmüne göre; “mahkeme, taraflarca gösterilmiş olan delillerin incelenmesinden sonra, davanın muhakeme ve hüküm için yeterli derecede aydınlandığını anlarsa, tahkikatın bittiğini kendilerine bildirir.” Türk Yargı sistemine göre hakim kendiliğinden bir davayı inceleyip uyuşmazlığı çözemez.
Taraflar iddia ve savunmalarının dayanağı olan olayları ve bunların delillerini hazırlamak ve bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, hukuk sistemimizce kabul edilen “taraflarca hazırlama ilkesinin" sonucudur. Deliller taraflarca gösterilir ve deliller toplandıktan sonra mahkemece delillerin değerlendirilmesi yapılarak, bunların ortaya koyduğu sonuç çerçevesinde hüküm kurulur.
Somut olayda; davalı vekilinin 14.11.2011 tarihli dilekçesinde delillerini bildirmesine ve 16.04.2012 tarihli celsede delil listesinde bildirdiği delillerin toplanmasını talep etmesine rağmen mahkemece davalının delilleri toplanmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/18957, K. 2012/24176, 22 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama