KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/19603 E., 2012/23895 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2012
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı ile davalının boşandıklarını, çocukların her biri için aylık 200 TL. iştirak nafakasına karar verildiğini beyan ederek, müvekkili olan davacı için 400 TL. yoksulluk nafakasına karar verilmesi, müşterek çocuklar için hükmolunan aylık 200 TL. nafakanın ise aylık 500’er TL'ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacı kadının boşanma ile yoksulluğa düştüğü kabul edilerek,
davacı lehine 100 TL. yoksulluk nafakasına, ancak tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında, birde çocuklar için nafaka artışına karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesi ile iştirak nafakası artış talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davacı kadının seyyar satıcılık yaptığı, 150-200 TL. civarında gelirinin bulunduğu, davalıdan 400 TL. nafaka aldığı,
davalının ise SGK’dan emekli olduğu anlaşılmış, ancak davalı hakkında yaptırılan savcılık araştırmasında, davalının adresi tespit edilemediği için ekonomik durum araştırmasının yapılamadığı bildirilmiştir.Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katkıda bulunması gerekir. Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana-baba tarafından müşterek karşılanması da ilke olarak kabul edilmiştir (TMK.
327 md.).
Bu nedenledir ki, iştirak nafakasının çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarındaki paranın alım gücü ile genel ihtiyaçlarına uygun olarak ana-babanın mali durumları da gözetilerek takdiri gerekir.Somut olayda, iştirak nafakası yönünden; ilk nafakaya karar verildiği tarihten dava tarihine kadar 6 yıllık bir sürenin geçtiği, bu süre zarfında müşterek çocukların ihtiyaçlarında artış olduğu düşünüldüğünde, çocukların ihtiyaçlarını asgari ölçüde karşılayacak, davalının geliri ile de orantılı olacak şekilde dava tarihinden itibaren "hakkaniyete" uygun bir nafaka artışına hükmolunması gerekirken;
yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddedilmesi doğru görülmemiştir.Öyle ise mahkemece, davalının ekonomik ve sosyal durumunun iyi bir şekilde araştırılıp tespit edilmesinden sonra, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, davacının ve müşterek çocukların ihtiyaçları, davalının da ödeme gücü dikkate alınarak,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/19603, K. 2012/23895, 20 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama