KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/20354 E., 2012/24890 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde15.186,95 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davacı şirket ile davalı hastane arasında, hizmet alım sözleşmesi imzalandığını; söz konusu sözleşme çerçevesinde, davacının üstlenmiş bulunduğu işi yerine getirdiğini, hizmet bedeli ve 5510 sayılı kanundan doğan indirim miktarı da belirlenmek suretiyle davalı adına faturalandırıldığını; ancak, davalı idarece hakedişlerden 25.10.2008 tarihli Kamu İhale Genel Tebliği doğrultusunda % 5'lik sigorta pirimi kesintisi yapıldığını; kanuna aykırı olarak, kesilen pirimin iadesi gerektiğini ileri sürerek.
15.186.95 TL alacağın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunmuş, ayrıca görev, yetki ve husumet itirazında bulunmuş; esası bakımından da davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası niteliğinde olduğu, kesintilerin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar bir yıldan fazla bir sürenin geçtiği, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; hizmet alım sözleşmesinden doğan alacaktan, davalı idarece yapılan kesintilerin yasal olup olmadığı, iadesinin gerekip gerekmediği hususundadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.04.2011 gün ve 2010/3-727 Esas, 2011/75 Karar sayılı kararında ifade edildiği gibi; "kendine has özellikleri olan akitler için BK'nun genel hükümleri uygulanmalıdır. Zamanaşımına dair genel hüküm ise" on senelik müruru zaman" başlıklı 125 maddesinde yer almakta; anılan madde: "Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı takdirde her dava on senelik müruru zamana tabidir" hükmünü içermektedir."
Eldeki davada, taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe "hizmet temini (alım) sözleşmesi" olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için, zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, BK'nun zamanaşımı konusundaki genel hükmü olan 125. Maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/20354, K. 2012/24890, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama