KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/21465 E., 2012/25610 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2012
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2.850 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; davacı İstanbul defterdarının, toplam 2096/6144 hisse malikinin gaip olması nedeniyle kayyım olarak atandığı davaya konu taşınmazın davalılar tarafından kullanılması nedeniyle 01.01.2004-31.12.2009 tarihleri arası biriken ecrimisil alacağının tahsili talep ve dava edilmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır.
(YİBK.
16.12.1983 gün ve 1983/5 E.-1983/6 K.) Kanunla açıkça yargı harçlarından muaf olduğu ya da işleminin müstesna olduğuna ilişkin düzenleme yapılmamış olan herkes, bu harçları ödemekle yükümlüdür.Davada ise; davaya konu taşınmazın toplam 2096/6144 hisse malikinin gaip olması nedeniyle 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca İstanbul Defterdarı gaip şahısların hak ve menfaatlerini korumak üzere kayyım olarak atanmış, kayyımın verdiği yetki üzerine de Hazine avukatınca eldeki dava açılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2011 tarih ve 2011/3-243 E.-392 K.sayılı kararında belirtildiği üzere; mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 sayılı Kanun kapsamında yönetim kayyımı olan Defterdar; burada Hazineyi temsil etmemekte, aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumaktadır.
Hazine avukatını vekil tayin etmiş olması da Hazine adına hareket ettiğini kabul için yeterli değildir.O halde, taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı eldeki dava yönünden 492 sayılı harçlar Kanunu kapsamında harçtan muaf olmadığı açıktır.
3561 sayılı Kanunun 2/son maddesinde “Kayyımlıkla ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır” hükmüne yer verilmiştir.Bu durumda dava açılırken davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/21465, K. 2012/25610, 12 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama