KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/21982 E., 2012/26155 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2012
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı Dava dilekçesi ile; boşanma davasında davalı kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının, davalının boşanma davasından sonra ... isminde bir şahıs ile evlenmiş olduğunu iddia ederek kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesi ile ... isimli şahsın davacıdan önce evlenip boşandığı kişi olduğu,
davacıdan boşandıktan sonra kimseyle evlenmediğini, ayrıca çeşitli rahatsızlıkları olması nedeniyle nafakaya muhtaç olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davalının davacıdan boşandıktan sonra bir başkası ile evlenmediği gibi, yoksulluğunun da ortadan kalkmadığı, herhangi bir işte çalışmadığı sadece 3 ayda bir 2022 sayılı yasaya göre 600 TL maaş aldığı, ekonomik şartlar, paranın satın alma gücü, davalının artan ihtiyaçları da nazara alındığında davalının yoksulluk içerisinde bulunduğu, ayrıca hastalığının bulunduğu,
ayrıca tedavi gördüğü anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.Somut olayda dava dilekçesine bakıldığında; davacının; ''Davalı evlenmiş olduğundan nafakanın iptaline karar verilmesini talep ediyorum, kendisi Hasan Söğüt ismindeki şahıs ile evlenmiştir. Talebim gibi bağlanan nafakanın iptaline karar verilmesini...
Talep ediyorum'' şeklinde talepte bulunduğu ancak ilk celsede; ''Davalı benden ayrıldıktan sonra eski eşi ... ile resmi nikah kıymaksızın evlendi ve bir arada yaşamaktadır. Bu konuda şahitlerimi mahkemenize bildireceğim'' şeklinde beyanda bulunarak, dava dilekçesinde bahsettiği "davalının yeniden evlenmiş olması" hususunun resmi nikah olmadan birliktelik olduğunu açıkladığı, 2.celsede de mahkemece tanıklarının dinlendiği görülmektedir.
Medeni Kanun 176/3'üncü maddesi gereğince; ''İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddî tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması,
yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır ''.Yukarıda anılan madde gereğince nafaka alacaklısı kadının evlenme olmadan da fiilen evliymiş gibi yaşaması da nafakanın kaldırılması için yeterli sebep olduğu gözetilmeden yalnızca davalının resmi nikah yapmadığı gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiştir.O halde mahkemece yapılacak iş, davacının, davalının resmi nikah kıymadan evlendiği iddiası doğrultusunda dosyadaki mevcut kolluk araştırma tutanakları, tanık beyanları ve sair delilleri değerlendirerek sonucuna göre bir karar vermektir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/21982, K. 2012/26155, 19 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama