KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/2968 E., 2012/10640 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
Karar Metni
493 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesiyle 10.000,00 TL, ıslah dilekçesiyle 19.320,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesi ile; murisi babasından kalan taşınmazların davalı kız kardeşi ve annesinin kullanımında olduğunu veya kiraya verilip kirasından faydalanıldığını, yine murisinden intikal eden bankalardan çekilen paraların hissesine düşen kısmının kendisine verilmediğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla bankalardan çekilen paralardan hissesine düşen kısmın fiili tahsil tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte 5.000,00 TL'lik kısmının ve davalılarca kullanılan veya kiraya verilmek suretiyle yararlanılan taşınmazlar için 1993 yılından itibaren işleyecek ecrimisilin şimdilik 5.000,00 TL'lik kısmının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile; ecrimisil veya kira bedeline ilişkin dava değerini 14.320,12 TL'ye arttırmıştır.
Davalılar vekili; süresinde zamanaşımı itirazında bulunarak, davalılardan Kamuran'ın sürekli yurtdışında yaşaması nedeniyle ona karşı açılan davanın husumetten reddini, davacının miras hissesine dokunulmaması ve intifadan men koşulunun gerçekleşmemesi nedenleriyle davanın esastan reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalılardan Kamuran'ın yurtdışında yaşaması ve taşınmazlardan gelir elde ettiğinin ispatlanamaması nedeniyle Kamuran'a karşı açılan davanın reddi, Hatice'ye karşı açılan davanın kabulüyle taşınmazların ecrimisil getirisi olarak 5.000,00 TL'nin dava, 9.320,12 TL'nin ıslah tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline, bankalarda bulunan paralara ilişkin talebin ise zamanaşımı uğraması nedeniyle reddi ciheti yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak; HGK.nun 01.11.2000 tarih ve 200/3-1341-1584 sayılı kararında “Ecrimisil, hak sahibi ziyedin kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminattır.” şeklinde tanımlanmıştır. Ayrıca kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi için, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak istediğini davalı paydaşa bildirmesi gerekir. İntifadan men, dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir ve yemin dahil her türlü delil ile ispatlanır.
Hal böyleyken; davalı ...'nin ecrimisilden sorumlu tutulabilmesi için öncelikle hiçbir akdi ve hukuki dayanağı olmadan kötüniyetli olarak paydaşı olunan taşınmazları kullanması ya da kullandırması lazımdır. Ecrimisil talebinde bulunan davacının ise; öncelikle davalının kullanımını kanıtlanması gerekir. Davalının taşınmazlara ilişkin vergileri ödemiş olması taşınmazları kullandığını kanıtlamaya yeterli değildir.
Ancak 1030 ada 98 parselde tapuya kayıtlı bağımsız bölümün davalı anne tarafından kullanıldığına ilişkin beyanı ecrimisil hükmetmeye yeterlidir. Dava konusu dükkanların 2007 yılına ilişkin kira sözleşmeleri dosyaya sunulmuştur. Bu tarihten önce davalı tarafından dükkanların kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı ve intifadan men koşulu ile ilgili olarak; davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğu gözetilerek davalı tarafa yemin teklif etme hakları olduğu da hatırlatılarak, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken bu yönden de eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/2968, K. 2012/10640, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama