KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/3327 E., 2012/7378 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mart 2012
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalı ile müvekkili olan davacının nişanlandıklarını, ancak davalının sebepsiz yere ve kendi kusurlu hareketleri neticesinde nişanın bozulduğunu beyan ederek, şimdilik 1000 TL maddi ve 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, nişanın bozulmasında davacının asli kusurlu olması nedeniyle, davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacının evlenmek istediği,
fakat okulunu da bitirmek istediği ve bu süreçte evlenmek istediği kişiyi de daha da tanımak istediği ve tüm bu davranış biçiminin evlenmeye niyet eden nişanlanan tarafta olmaması gereken evleneceği kişiyi, evlendikten sonra tanıma ve uygun olduğuna kanaat getirirse çocuk yapma gibi bir düşüncenin kabul görmesi hayatın olağan akışına ve evlilik müessesesine uygun olmadığı,
bu nedenle davalının nişanın bozulmasında kusurlu bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.TMK.'nun 121.maddesine göre “Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir”.Bir nişanın bozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsa üzüntü yaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır.
Doğal olan bu üzüntü ve menfaat ihlali manevi tazminata esas alınmaz. Ne var ki, davacı nişanın bozulması nedeniyle, fahiş bir zarara uğramış ve bu nedenle kişilik hakları da saldırıya uğramış ise bu durumun ispatı halinde manevi tazminata hükmedilebilir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Somut olayda, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; düğün tarihi belirlendikten ve düğün için bir otelle anlaşma yapıldıktan sonra, düğüne yaklaşık 20 gün kala, davacının düğünden sonraki bir kaç yıl çocuk istememesi, davalının ise bunu kabul etmemesi nedeniyle tartıştıkları, bu tartışmadan sonra davalının davacıyı arayıp sormadığı, bunun üzerine davacının, düğünün yapılacağı oteli telefonla araması üzerine düğünün iptal edildiğini öğrendiği, nişanın bu şekilde bozulduğu anlaşılmaktadır.
Düğüne kısa bir süre kala davacıya haber vermeden düğünü iptal ederek, davacının haricen bunu öğrenmesine neden olan davalının nişanın bozulmasında kusurlu olduğu ve bu olaydan dolayı davacının da şiddetli üzüntü duymuş olduğunun kabulü ile davalı tarafın bir miktar manevi tazminata mahkum edilmesi gerekirken, yukardaki yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/3327, K. 2012/7378, 21 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama