KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/5230 E., 2012/9384 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde, daha önce hükmedilen iştirak nafakasının küçüğün ihtiyaçlarına yetmediği ileri sürülerek artırılmasına karar verilmesi istenilmiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 330.maddesinde; “Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir.” 331.maddesinde de; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.” hükmü düzenlenmiştir.
Bu yasal düzenlemeler uyarınca nafaka miktarı tayin edilirken çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile küçüğün genel ihtiyaçları ve ana babanın mali durumunun dikkate alınması gerekmektedir. Mahkemece ana ve babanın aylık gelir durumları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; önceki nafaka takdiri ile bu dava tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçmiştir. Bu süre içerisinde büyüyen çocuğun ihtiyaçları arttığı gibi, paranın satın alma gücünde düşüş olduğu da bir gerçektir. Babanın çocuğun diğer bir kısım giderlerini karşılaması ve davacı annenin gelirinin bulunması nafakanın artırılması gerekliliğini büsbütün ortadan kaldırmaz.
Bu durumda mahkemece, çocuğun artan ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalı babanın gelir durumu arasında denge kurularak hakkaniyet ölçüsünde (az da olsa) nafakanın artırılması gerekirken, davanın tümden reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/5230, K. 2012/9384, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama