KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/5839 E., 2012/9420 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili müvekkili davacının öğrenci olduğu , davalının ailesi ile ilgilenmediği, evi terk edip üç dört ay boyunca eve gelmediğini, canı istediği zaman ortaya çıktığını, davacının annesi ve kardeşleri ile aynı evde yaşadıklarını, adli yardım taleplerinin olduğunu aylık 400,00 TL tedbir nafakasının bağlanmasını yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesinde davacı ile evi terk ettiği iddia edilen davalının adresi aynı yer olarak gösterilmiş,
bu adrese davalı adına duruşma gününü bildiren davetiye çıkarılmış ve bu davetiyeye adresin kapalı olması sebebi ile Tebliğat Kanunu’nun 21. maddesine göre evrakın mahalle muhtarına teslim edildiği haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı ve durumun isim ve imzadan imtina eden komşusuna haber verildiği şerh verilmiştir.
Duruşmaya davacı vekili katılmış mahkemece davacı davalı ve davacının annesinin mali durumu araştırılarak davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun yargılamaya hakim olan ilkeler ile ilgili birinci kısım 2. bölümünde ‘Hukuki dinlenilme hakkı’ başlıklı 27. maddesinde davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunması,
açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği açıklanmıştır.Dosyada davalı adına duruşma gününü bildiren davetiye tebliği usulüne uygun değildir.Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasanın 36.maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6.maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur.Zira, insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak,
yargılama sürelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve isbat haklarını tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate almaları, gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermesi gerekir.Hukuki dinlenilme hakkı olarak ifade edilen ve uluslararası metinlerde yer bulan bu hak çoğunlukla "İddia ve savunma hakkı" olarak bilinmektedir.Tebligatın yapılmaması 6100 sayılı Yasanın 27.maddesine aykırı ve Anayasanın 36.maddesinde yer alan Adil Yargılama Hakkının ihlali niteliği taşımaktadır.
Kararın anılan nedenlerle bozulması 6100 sayılı Yasanın 27.maddesi, Anayasa'nın 36.maddesi, Tebligat Kanununun 21 ve Tüzüğünün 28.madde hükümlerinin sonucudur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/5839, K. 2012/9420, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama