KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2012/6915 E., 2012/10327 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2012
Karar Metni
480 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 14.090,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, dava konusu taşınmazda hissedar bulunan ve gaip olan kişilere İstanbul Defterdarı'nın kayyım atandığı belirtilerek; taşınmazı haksız işgal eden davalıdan 01.01.2002-31.12.2008 dönemleri için ecrimisil talep edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından; eldeki dava açılırken davacı tarafça ödenmesi gereken maktu başvuru harcı ile peşin nisbi karar ve ilam harcının mahkeme veznesine yatırılmadığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesine ekli Üsküdar 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.07.2005 gün ve 2004/1212 E-2004/519 K. sayılı kararı ile, eldeki davada taşınmaz maliki bulunan gaip (.........) adlı kişilerin hak ve menfaatlerini korumak üzere 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca, İstanbul Deftarının kayyım olarak atandığı; İstanbul Defterdarının yazılı olarak verdiği yetki ile de vekili aracılığıyla, kayyım sıfatıyla temsil ettiği gaip kişinin hak ve menfaatini korumak için, eldeki davayı açtığı görülmüştür.
Önemle vurgulamakta yarar vardır ki, mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı bu iş ve işlemler nedeniyle, 3561 Sayılı Kanun kapsamında bir yönetim kayyımı olan Defterdar; burada hazineyi temsilen hareket etmemekte; aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumak için işlem yapmaktadır.
Öte yandan, Defterdarın taşıdığı kayyımlık sıfatı ile açtığı eldeki dava yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muafiyeti olmadığı gibi, işlemi de harçtan müstesna kılınmamıştır.
Diğer taraftan, İstanbul Defterdarının kayyım olarak atanmasına dayanak teşkil eden 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 2/son maddesinde de “Kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır.” hükmüne yer verilmiş ise de; burada yargı, harçlarından bağışıklığa ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır(HGK. nun 12.10.2011 gün ve 2011/3–629 E. 2011/613 K. sayılı ilamı).
492 sayılı Harçlar Kanununun “Harcı Ödenmeyen İşlemler” başlığını taşıyan 32.maddesinde ise, “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak, ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmü getirilmiştir.
Yukarıda belirtilen madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmamaktadır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ortaya konulan ilkeler göz ardı edilerek, dava açılırken usulünce yatırılmış yargı harcı olmadan yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Buna göre mahkemece yapılacak iş; davacı kayyıma anılan yargı harçlarını ödemesi konusunda usulünce önel verilerek, sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/6915, K. 2012/10327, 17 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama