İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2012/9500 K.2012/19913

Dava dilekçesinde davalı adına kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde 3.250.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.

Esas2012/9500Karar2012/19913Tarih26 Eylül 2012Okuma5 dk · 1.067 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2012/9500 E., 2012/19913 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Eylül 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.067 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde davalı adına kayıtlı olan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescili, olmadığı takdirde 3.250.000 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir.

Mahkemece tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin ise kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vekili Av. ... ile aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av. ... geldi.

Gelen taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin karara bağlanması için belirlenen güne dosyanın bırakılması uygun görüldü.Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili vakfın, kuruluş amacına ulaşabilme amacıyla ülkenin pek çok yerinde eğitim merkezleri inşa ettirerek işlettiğini, bu nedenle şubesinin açıldığı ...’da da işletmeler üstü eğitim merkezi inşa ettirmek için yer tahsisi arayışına girdiğini, müvekkili vakfın asli üyesi olan dava dışı ...

Yapı Kooperatifinin aldığı bir kararla arsa tahsis işlemini gerçekleştirmesi üzerine adı geçen kooperatif ile 02.09.1996 günlü protokolün düzenlendiğini, ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan diğer bir protokol sonucunda müvekkili vakfa söz konusu inşaat için 9.220.000.000 (yeni 9.220) TL kaynak sağlandığını, müvekkili vakfa tahsis edilen ve protokol gereği vakıf adına tapuya tescil edilecek olan taşınmaz hakkında Belediyece 1995 yılında plan değişikliği yapılarak bu yerin okul alanına alındığını ve şüyulandırma sonucunda da 1997 yılında ...

Belediyesi tüzel kişiliği adına tapuya tescil edildiğini, bu aşamada davalı birliğin ...

Belediyesine başvurarak ilgili taşınmazın müvekkili vakfa 49 yıllığına tahsisini veya sembolik bir bedelle satışını talep ettiğini, ilgili Belediyenin de taşınmaz satışının müvekkili vakfa yapılabilmesi için Encümene yetki verdiğini, bu gelişmeler üzerine eğitim merkezinin inşaatına başlanıldığını, ancak taşınmazın Belediyece yapılan ve müvekkili vakfın haberdar olmadığı ihale sonucunda sembolik bir bedelle davalı birliğe satıldığını, zira davalı birliğin başkanı ve aynı zamanda müvekkili vakfın ...

Şubesi Başkanı olan ... isimli kişinin tercihini davalı birlikten yana kullanarak ihale ile ilgili bilgileri müvekkili vakfa bildirmediğini, taşınmaz üzerine yapılan inşaatın 2001 yılı ve sonrasında tamamlandığını ve değerinin arsa değerinden daha fazla olduğunu ileri sürerek; dava konusu taşınmazın davalı birlik adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili vakıf adına tescilini, bu istem kabul edilmediği takdirde taşınmazın inşaat değeri olan 3.250.000 TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacı vakfın amacına uygun olarak 15 yıl öncesinde yer tahsisi arayışına girdiğini, fakat ekonomik yetersizlik nedeniyle bu amacını gerçekleştiremediğini, eğitim merkezi inşaatı için gerekli finansmanın davalı birlik ve bağlı bulunduğu üst kuruluşu olan TESK tarafından, taşınmazın finansmanının ise davalı birlik tarafından kuruluş yasaları uyarınca karşılandığını, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sağlanan kaynağın da yine TESK tarafından kurulan fona aktarıldığını, diğer taraftan taşınmazdaki eğitim merkezinin de davacı vakıf tarafından davalı birliğe devredildiğini,

tüm bu gelişmelerden haberdar olmasına rağmen davacı vakfın gerçek dışı iddialarda bulunarak dava açma yolunu tercih ettiğini, diğer taraftan davacı vakfın istemlerinin zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, dava tarihi itibariyle yapının değeri taşınmazın değerinden fazla ise de taşınmaz henüz kendisine devredilmeden üzerine bina inşa etmiş olması nedeniyle davacı vakfın iyiniyetli sayılamayacağı, ancak davalı birliğin maliki olduğu taşınmazın mütemmim cüzü olan bina nedeniyle sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle;

tapu iptali ve tescili isteminin reddine, tazminat isteminin ise taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Temyiz yoluyla Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık; davalı birliğin, maliki bulunduğu taşınmazda inşa edilmiş bulunan eğitim merkezi nedeniyle sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktasında toplanmaktadır.Uyuşmazlığın çözümüne geçilmeden önce, davada davacı olma sıfatının eş deyişle aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve konunun bu yönden tartışılması gerekir.

Şöyle ki; dava dilekçesinde davacı ve davalı olarak gösterilen (nitelendirilen) kişiler, şeklen (biçimsel açıdan) o davanın taraflarıdır. Ancak mahkemenin bu taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatına sahip olmaları gerekir.

Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olma sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) ise, kural olarak o hakkın sahibine aittir.

Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı da o hakkın sahibine aittir(aktif husumet).Yukarıdaki kısa açıklamanın gösterdiği gibi, bir sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu (yani bir davada davacı ve davalı olma sıfatının kimlere ait olduğu) tamamen maddi hukuka göre belirlenir.

Bu nedenle, bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu (sübjektif) hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.Sıfatın usul hukukunu ilgilendiren yönü (usul hukuku bakımından önemi) şudur: Bir davanın tarafları (veya taraflardan biri) o davada gerçekten (davacı veya davalı olarak) taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme, dava konusu hakkın esası (mevcut olup olmadığı) hakkında inceleme yapıp karar veremez, sıfat (husumet) yokluğundan davanın reddine karar verir.

Bu karar, davanın esasına ilişkin bir karardır. Bu nedenle hâkim, kendisine sunulan malzemeden bir itiraz sebebinin varlığını ( sıfat yokluğunu) öğrenirse bunu kendiliğinden (re'sen) gözetir(Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1990 Baskı, Cilt 1, sayfa 756 vd. ) Somut olayda; davacı vakıf, davaya konu eğitim merkezinin inşasının kendisi tarafından yaptırıldığını ileri sürmüş, bu vakıaya davalı birlik tarafından karşı konulması üzerine ise;

asli üyeleri olan dava dışı TESK ile davalı birliğin, vakıf senedinin 9. maddesi uyarınca üye olurken taahhüt ettikleri yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla inşaata finansman sağladıklarını, inşaat için yetkinin de bu amaçla TESK’e verildiğini bildirmiş ve delillerini sunmuştur.Ne var ki, sunulmuş olan bu delillerden davacı tarafın, dava konusu hakkın sahibi olup olmadığı tespit edilememektedir.Buna göre mahkemece; davacı tarafın, davacı olma sıfatının araştırılması, bu bağlamda davalı birlik ile dava dışı TESK’in, davacı vakfa üye olurken taahhüt ettikleri yükümlülüklerin araştırılarak açıklığa kavuşturulması,

sonrasında ise dava dışı TESK’ in davaya konu eğitim merkezinin inşaatı ile ilgili olarak yaptığı işlemler (ve varsa yükümlülükleri) hakkında açıklama ve belge sunmasına olanak sağlanması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken;

bu yön gözetilmeden, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve bozma sebebine göre sair temyiz nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekâlet ücretinin davacı taraftan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2012/9500, K. 2012/19913, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/9500
Karar No
2012/19913
Tarih
26 Eylül 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2012/9501 K.2012/14585
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9501 K.2012/9434
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2012/9501 K.2012/10798
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2012/9501 K.2012/16435
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2012/9501 K.2012/10379
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2012/9502 K.2012/9462

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.