İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/12229 K.2013/14856

Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Esas2013/12229Karar2013/14856Tarih30 Ekim 2013Okuma6 dk · 1.247 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2013/12229 E., 2013/14856 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ekim 2013
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.247 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı derneğin...

Sanayi Bölgesi'nde fabrikası, arsası bulunan şahıs ve firmaların yasal faaliyetlerini geniş ve rahat bir ortamda sürdürülebilmeleri amacıyla kurulduğunu, davalı şahsın dernek üyesi olmadığı, diğer üyeler gibi katkı payı, dernek aidatı ve dernek giriş bedeli ödemediği gibi böyle bir zorunluluğunun da bulunmadığını, ancak bu sanayi bölgesinde arsası bulunmakla dernek tarafından yapılan işlem ve harcamalar sayesinde taşınmazının ekonomik değerinde artış oluştuğunu ve hiç para ödemeden bu imkanlara kendiliğinden kavuşmuş olduğunu,

davalının arsasının hiç bir bedel ödemeden değerlenmesinin sanayi bölgeleri yasası ve borçlar kanunu gereği sebepsiz zenginleşme durumu oluşturduğunu, davalının, parselinde meydana gelen ekonomik değer artışını davacı dernek yönetimine ödemek zorunda olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ihtar tarihi olan 27/04/2010 tarihi itibariyle yürütülecek yasal faizi ile birlikte parselinde meydana gelen 10.500,00 TL artışın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme iddialarının ise tamamen asılsız olup müvekkilinin taşınmaz üzerinde fabrikası bulunmadığını ve davacı tarafça yapıldığı söylenen kanalizasyon ve diğer imalatlardan yararlanmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafın yaptığı işlemlerle müvekkili taşınmazına yarardan çok zarar verdiğini ve değerini düşürdüğünü, açılan davada talep edilen bedelin yersiz olup davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının davalı dernek üyesi olmasa dahi, davacı derneğin yaptığı alt yapı hizmetlerinden arsası dolayısıyla istifade ettiği, yapılan hizmetlerin faydalı ve zorunlu olduğu, davalının sebesiz zenginleştiği ve davacı derneğin de vekaletsiz işgörme hükümleri gereği yaptığı zaruri ve faydalı işlemlerin bedelini talep etmesinin mümkün olduğu, bu miktarın da yöntemine uygun olarak alınan 12.02.2013 tarihli bilirkişi heyeti raporunda 12.699,40 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 10.500,00 TL. alacak bedelinin 28.06.2010 dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Dava, davacının taşınmazının da bulunduğu... Organize Sanayi Bölgesi'nde yapılan zorunlu ve faydalı altyapı hizmetleri nedeniyle davalının arsasındaki ekonomik değer artışının sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği tahsili talebine ilişkindir.

Mahkemece, hüküm kurulurken hem vekaletsiz işgörme hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmaktadır.

Borçlar Kanunu'nun 61.maddesinin 1.cümlesine göre, haklı bir neden olmaksızın başkasının zararına zenginleşen kimse, onu geri vermek zorundadır.

Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.

Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 61 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.

Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.

Vekaletsiz iş görmeyi düzenleyen BK.nun 411.maddesi uyarınca, başkası namına tasurrufta bulunan kimse her türlü ihmal ve ihtiyatsızlıktan mesuldür. Aynı yasanın 414.maddesine göre kendi menfaati için yapılmamış olsa bile iş sahibi yapılan işten hasıl olan faydaları temellük hakkını haizdir. Temellük ettiği faydalara göre, işi yapan kimsenin masrafını tazmin ve yapmış olduğu taahhütlerden onu tahlis eder.

Somut olayda,... Sanayi Bölgesi'nde taşınmazı bulunan kişilerin oluşturduğu... Sanayici ve İşadamları Derneği'nin kurulduğu, derneğin tüzüğünde üyelerinin menfaatlerinin ve sanayi bölgesinde bulunan taşınmazlarının her türlü imar, alt yapı ve diğer hizmetlerinin görülmesinin amaçlandığı, bu amaçla dernek yönetim kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda çalışmalar yaptığı, ... Büyükşehir Belediyesi su ve kanalizasyon idaresi genel müdürlüğünden... Sanayi Bölgesi için alt yapı bağlantı projesi, atık su ve yağmur suyu projesi yapıldığı ve belediyeye sunulduğu, belediye tarafından altyap hizmetlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı dernek davalıya ait bulunan ... İlçesi,... Köyü, 110 ada 8 nolu parselin 4.560,00 m2 yüzölçümlü arsanın, yapılan bu altyapı hizmetleri nedeniyle davalının arsasının hiçbir bedel ödenmeden değerlendiğini ileri sürmekte ve davalının arsasındaki ekonomik değer artışını talep etmektedir.

Mahkemece yargılama sırasında keşif yapılmış ve bilirkişi raporları alınmıştır.

Mali Müşavir ve İnşaat Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2011 tarihli kök raporda; davalının taşınmazının yapılan altyapı hizmetleri nedeniyle hizmet öncesi bedelinin yaklaşık 20,25 TL/m2 iken, yapılan hizmet sonrası m2 bedelinin yaklaşık 200 TL/m2 ye ulaştığı, davalının ödemekle yükümlü olduğu bedelin 20.520,00 TL olduğu belirtilmiştir.

Davalı vekilinin, davalının dernek üyesi olmadığını ve davalıya ait arsanın boş olduğunu ve davalının yapılan altyapı hizmetlerinden yararlanmadığını ileri sürerek bilirkişi raporuna itiraz ettiği, bu itiraz üzerine bilirkişi tarafından düzenlenen 26.01.2012 tarihli Ek Raporda; davalının dernek üyesi olmadığı, davalının parselinin boş olduğu, altyapı katılım hizmetlerinden faydalanan parsellerin kıymetlerinde hizmetlerin ifasından sonra 8-10 kat artış olduğu, davalıya ait parselin tasdikli projesine uygun altyapı tesislerinden istifade ettirildiği, davacının davalı adına yapılması gereken masrafları zorunlu olarak yapmak zorunda kaldığı, bu hizmetlerin ifasında davalının parselini ayırmanın mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.

Ek Rapora yapılan itiraz üzerine Emekli Kadastro Müdürü, Serbest Muhasebeci-Mali Müşavir ve Avukat tarafından düzenlenen 02.10.2012 tarihli Bilirkişi Raporu ile, davacının yaptırmış olduğu imalatın toplam bedelinin 1.298.184,58 TL olduğu, davalının dernek üyesi olmadığı ve imalattan m2 alanına göre sorumlu olacağı miktarın 13.520,00 TL olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

Taraflarca daha önce yapılan keşfin yetersiz olduğunun ileri sürülmesi üzerine, 16.01.2013 tarihinde mahkemece yeniden keşif yapılmış ve bilirkişi raporu alınmıştır.

Keşif sonrası düzenlenen İnşaat Mühendisi, Emekli Kadasto Müdürü, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Avukat tarafından düzenlenen 12.02.2013 tarihli Bilirkişi Raporu ile, davalı parselin önüne yol yapıldığı, içme suyu ve kanalizasyon hizmetlerinin getirildiği, davacının yaptırmış olduğu toplam imalat bedelinin 1.298.184,58 TL olduğu, davalının sorumlu olduğu miktarın 12.699,40 TL olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan imalatların gerekli imalat olduğu ve taşınmazın değerini iyileştirici olduğu, davalının fiilen alt yapı hizmetlerinden yararlanmadığı, fabrika binası yapılması halinde yararlanacağı ve bu nedenle davalının ödeme yükümlülüğü bulunduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Somut olayda; tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davalının davacı dernek üyesi olmadığı, arsasının boş olduğu, üzerinde fabrika bulunmadığı, davacı tarafından yaptırılan alt yapı hizmetlerinden davalının şuan için yararlanamadığı ancak fabrika yapılması halinde yararlanabileceği, bu hizmetler nedeniyle davalının arsasının m2 değerinin artmış olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece hüküm kurulurken, hem vekaletsiz işgörme hem de sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmasına rağmen, davacının vekaletsiz iş görmeye ilişkin eylemi nedeniyle, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmesinin gerçekleşme şekli, yasal dayanakları ve unsurları da belirtilerek gerekçelendirilmemiş ve bu husus mahkemece tartışılmamıştır.

HUMK.'nun 388/3.maddesi (HMK'nun 297.maddesi) ve Anayasa'nın 141/III.maddesi hükümlerine göre kararın gerekçesiz olması mutlak bozma nedenidir. Kararda bulunması gereken gerekçe sayesinde taraflar hükmün hangi maddi ve hukuki sebebe dayandırıldığını anlayabilecekleri gibi, karar aleyhine kanun yoluna başvurulduğunda da HUMK'nun 428.maddesi (HMK'nun 362.maddesi) uyarınca Yargıtay incelemesi sırasında, ancak bu gerekçe sayesinde kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı saptanabilir. Başka bir deyişle, Yargıtay denetimi ancak bir kararın gerekçe taşıması halinde mümkün olabilir.

Ayrıca, davacının talebi, davalının arsasında meydana gelen ekonomik değer artışına ilişkindir. Ancak mahkemece hükmedilen miktar yapılan alt yapı hizmetleri nedeniyle davalının ödemesi gereken miktara ilişkindir. Davacının talebi ile mahkemece olayın hukuki nitelendirmesi ve kurmuş olduğu hüküm birbirinden farklıdır.

6100 sayılı HMK. nun 26.maddesinin 1.fıkrasında; “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü yer almaktadır.

Yasanın bu açık hükmünden de anlaşılacağı üzere hakim, iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup talepten fazlasına veya başkasına hükmedemez.

Yukarıda belirtilen nedenlerle mahkeme kararının gerekçesinin yetersiz olması ve talepten farklı hüküm kurulması sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş olup, bu hususlar bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/12229, K. 2013/14856, 30 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/12229
Karar No
2013/14856
Tarih
30 Ekim 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2013/12230 K.2013/25106
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2013/12230 K.2013/13860
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2013/12230 K.2013/13045
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2013/12230 K.2013/14688
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2013/12231 K.2013/16838
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2013/12231 K.2013/17549

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.