KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/12472 E., 2013/15120 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2013
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; ... ait taşınmaz üzerinde davacı ve davalı yararına irtifak hakkı tesis edildiğini, taşınmazı davacının kullanmadığını, davalı tarafından kullanıldığını, davacının irtifak hakkı bedelini ödediğini belirterek, sadece davalı kullanımında olan taşınmaz için davacıdan tahsil edilen 191.571,10. TL irtifak hakkı bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece kısa kararda; davacının 169.919.72 .-TL alacak talebinin kabul edildiği , gerekçeli kararda ise davacının 160.919.72.-TL alacak talebinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.04.1992 gün ve .... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/12472, K. 2013/15120, 4 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama