KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/15162 E., 2013/18390 K.·Mahkemesi :asliye ... Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2013
Karar Metni
479 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenfizi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanında; tarafların murisi ...'ün 24.08.1999 tarihinde vefat ettiğini, murisin noterde düzenlenen vasiyetnamesi ile davacılar lehine tasarrufta bulunduğunu; vasiyetnamenin ..... Sulh ... Mahkemesi'nin ........1999 tarih ve E.1999/223-K.1999/269 sayılı kararı ile açılıp okunduğu ve kararın kesinleştiğini belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile vasiyetnamede öngörüldüğü gibi eşit hisselerle davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... yargılama sırasındaki beyanlarında; davayı kabul etmediklerini haklarının taraflarına verilmesini istediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir. Diğer davalılar, yargılamaya katılmamış cevap dilekçesi vermemişlerdir.
Mahkemece, 07.02.2013 tarihli duruşmada dava konusu taşınmazların, davacıların paylarına düşecek değerinin ve harca esas değerinin tespiti için keşif kararı alınarak keşif harcı yatırılmak üzere davacılar vekiline ... haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde davacılar vekilince keşif gider avansının yatırılmadığının anlaşılması üzerine HMK'nun 114/...-g maddesi ve 115. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, MK.’nın 600. maddesi uyarınca vasiyetnamenin tenfizi ile vasiyete konu taşınmazların davacılar adına hisse tescili talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık vasiyetnamenin tenfizi davasında, davaya konu olan taşınmazın/taşınmazların harca esas değerinin dava dilekçesinde belirtilmiş olmasına rağmen, değer tespiti için yeniden keşif yapılmasının gerekli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
TMK.nun 600. maddesine göre, kendisine belli şey vasiyet edilen kimsenin, vasiyeti yerine getirmeyen mirasçılar aleyhine vasiyet edilen şeylerin teslimi için dava açabileceği hükme bağlanmıştır.
Kural olarak bu tür davalar ayni bir hak bahşeder nitelikte olduğundan nisbi harca tabidirler. Bu itibarla da davanın harca esas gerçek değeri dava dilekçesinde belirtilen değil, keşfen belirlenecek değer olacağı kuşkusuzdur.
Somut olayda, dava dilekçesinde her ne kadar vasiyetnameye konu taşınmazların harca esas değeri ....000 TL olarak belirtilmiş ve bu değer bakımından da taraflar arasında bir ihtilaf mevcut değil ise de; bu değerin murisin adına kayıtlı olup, dosyadaki belgelerden ve dava dilekçesinde 52 adet olduğu belirtilen taşınmazların gerçek değerini yansıtmadığı sarihtir.
Taşınmazın aynı ile ilgili davalarda 492 sayılı Harçlar Kanununun ..., 26, 27, 28, 30 ve 32. maddelerinin öngördüğü işlemin yerine getirilmesi ve gerekli olan harcın alınması zorunludur.
Harçlar Kanunu, harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden gözetilmesini hükme bağlamış, 32. maddesi de, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
Değişik bir anlatımla davanın harca esas gerçek değeri keşfen belirlenmek suretiyle harç ikmali yapılmadıkça, yargılama yapılarak çekişmenin esası hakkında hüküm kurulmasına olanak yoktur.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/15162, K. 2013/18390, 23 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama