KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/16290 E., 2014/386 K.·Mahkemesi : Reyhanlı Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2014
- Tarihi
- 17/04/2013
- Numarası
- 2012/567-2013/261
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı C.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili davasında; davalı C.. E..'in şirket müdürlüğünün sona erdiğine dair ilanın 22.03.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını ancak, davalının elindeki eski yetki belgesiyle davacı şirkete ait 34 .. 1627 plakalı çekici ile 34 .. 7397 plakalı yarı römorku davalı Y.. Ltd. Şti'ne sattığını, diğer davalılar R.. N.. ile Y..Ltd.Şti.'nin ise Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmış bu hususu araştırma ve sorgulama ihtiyacı göstermeden araçların devri işlemini gerçekleştirdiklerini belirterek, araçların satışının iptalini, aksi takdirde davacı şirketin maddi zararının tazminine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı C.. E.. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece oluşturulan kısa kararda; “C.. E.. aleyhine açılan davanın kabulü ile davacı şirketin toplam 30.800,00 TL'den ibaret zararının taleple bağlı kalınarak bu aşamada 5.000,00 TL'sinin davalı Cemil'den alınarak davacı şirkete verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının bu aşamada saklı tutulmasına" gerekçeli kararda, “C.. E.. aleyhine açılan davanın kabulü ile davacı şirketin toplam 30.800,00 TL'den ibaret zararının taleple bağlı kalınarak bu aşamada 20.000,00 TL'sinin davalı Cemil'den alınarak davacı şirkete verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının bu aşamada saklı tutulmasına" şeklinde karar verildiği, kısa ve gerekçeli kararın birbirinden farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan içtihadı birleştirme kararı gereğince, kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/16290, K. 2014/386, 16 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama