KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/16538 E., 2014/1084 K.·Mahkemesi : Çaycuma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2014
- Tarihi
- 18/12/2012
- Numarası
- 2011/50-2012/658
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen vasiyetnamenin tenfizi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin babası H.. H..'ın, Çaycuma Noterliğinde düzenlediği 05.09.2001 tarihli vasiyetnamesi ile; taşınmazlarının tamamını ve ev eşyalarının tamamını kızı olan davacı M.. M..'a bıraktığını; vasiyetnamenin açılıp okunduğunu; bu nedenle, vasiyetnamenin yerine getirilmesine ve vasiyet edilen taşınmazların tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; murisin, malvarlığının tamamına yakınını davacıya bırakıp, kendisini mirasından mahrum ettiğini; bu nedenle, 2010/2513 Esas nolu dosyada tenkis davası açtığını; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile; tarafların mirasbırakanı H.. H.. tarafından Çaycuma Noterliğinin 05.09.2001 tarih ve 9552 yevmiye sayısı ile düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin tenfizine, aşağıdaki parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Vasiyetnamenin tenfizine karar verilebilmesi için, vasiyetnamenin usulüne uygun açılıp okunması ve vasiyetnameye ilişkin bir itirazın bulunmaması gerekir. Oysa, davalı cevap dilekçesinde; söz konusu vasiyetname ile ilgili olarak tenkis davası açtığını, derdest bulunduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda, mahkemece; tarafları ve konusu aynı olan davaların, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle, birleştirilmesinin ve birlikte görülmesinin, usul ekonomisi açısından daha uygun olup olmayacağının değerlendirilip, tartışılmamış olması; ayrıca, birleştirme kararı verilmediği takdirde tenkis davasının kesinleşmesi beklenip, sonucu dairesinde hüküm kurulması gerektiği halde, bu hususta eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/16538, K. 2014/1084, 28 Ocak 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama