KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/1707 E., 2013/3475 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2013
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin adına elektrik abonelik sözleşmesi bulunan işyerini davalı ... Ltd.Şti.ne kiraya verdiğini, sonrasında diğer davalı ... ... tarafından yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tutulduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalı ...... tarafından tahakkuk ettirilen elektrik tüketim bedelini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek; müvekkili tarafından ödenilen 3.867,10 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın, abonelik sözleşmesi uyarınca kaçak enerji bedelinden sorumlu olduğunu savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Davalı... Ltd. Şti, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; sabit olmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.”
Temyize konu edilen dava ise, 6100 sayılı HMK’nun yürürlükte bulunduğu 17.01.2012 tarihinde açılmıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece; davaya bakmakla görevli olan mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu düşünülmeksizin davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/1707, K. 2013/3475, 4 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama