KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/389 E., 2013/4227 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2013
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.067,45 TL'nin tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptali ile %40 inkar tazminatnın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, haksız eylemden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı ileri sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
İcra İflas Kanununun 67.maddesine göre, itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının haklılığının tespit edilmiş olması yeterli olmayıp, alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması, miktarının belirlenebilmesi için yargılamanın gerekmemesi zorunludur.
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacaklarında hükmedilecek miktarın belirlenmesi Borçlar Kanununun 42. maddesi hükmüne göre hakimin takdirinde olduğundan öğreti ve uygulamada bu tür alacakların likit ve muayyen olmadığı kabul edilmektedir.
Buna göre, haksız fiilden kaynaklanan alacakların likid olmadığı, miktarının ancak bilirkişi incelemesi ile ve yargılama sonucunda belirleneceği, likit olmayan alacaklar için başlatılan icra takiplerine itiraz edilmesi halinde açılacak itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği dikkate alınmaksızın davacı tarafın icra inkâr tazminatı isteminin de kabul edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/389, K. 2013/4227, 13 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama