KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/4541 E., 2013/5005 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2013
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacağın davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Tebligat Kanununun 17. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 23.maddesine göre belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Bu şekilde yapılan tebligatın geçerli olabilmesi için muhatabın o yerde bulunmadığının tebliğ evrakına yazılması gerekir.
Mahkeme ilamı ile karşı tarafın temyiz dilekçesinin tebliği için davalı ... Günay vekiline çıkartılan tebligatlar, işçisine tebliğ edilmiştir. Sözkonusu tebligatlarda muhatabın o yerde bulunmadığına dair bir kayıt yer almamaktadır.
Öte yandan, Tebligat Kanununun 21. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder ve alanın adresini kapsayan ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak kimseye keyfiyetin haber verilmesini mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi birinci fıkrası uyarınca da tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan kimselerden komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin amir ve memurlarından soruşturarak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Gösterilen şekil geçerlilik koşuludur.
Mahkeme ilamının tebliği için davalı ...’a çıkartılan tebligat parçasından ise; muhatabın çarşıya gittiğini bildiren komşunun adını ve imzasını vermekten kaçındığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/4541, K. 2013/5005, 25 Mart 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama