KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/5263 E., 2013/7731 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2013
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların düğününde takılan ziynet eşyaları ile nakit paranın, davalının ailesi tarafından alındığı iddiası ile aynen, iadesi mümkün olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak bedeli olan 9.060 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesi ile; tarafların evlenirken müvekkilinin amcası tarafından çekilen kredinin düğünde takılan altınlar satılarak ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davasının ıslah edilmiş haliyle kabulü ile; 5 adet 22 ayar tanesi 25 gr. ağırlığında burma bileziğin dava tarihi (28.04.2011) itibariyle gramı 68 TL olmak üzere toplam değeri 8.500 TL, 24 adet çeyrek altın, tanesi 120 TL olmak üzere toplam değeri 2.880 TL, 1 adet 14 ayar takı seti (toplam değeri 1.700 TL), ve 1.000 TL nakit para olmak üzere toplam 14.080 TL nin aynen iadesine, aynen iadesi mümkün olmadığı taktirde dava tarihinden (28.04.2011) işlemiş yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak davacı, açtığı kısmi davada talep ettiği asıl alacak için dava dilekçesinde ayrıca faiz istemiş, daha sonra dava konusunu arttırmış ve ancak ıslahla arttırdığı kısım için açıkça faiz istememişse, mahkemenin taleple bağlılık ilkesi gereği (HUMK md.74, HMK md.26) ıslahla arttırılan kısım için faize hükmetmesi mümkün değildir. (Yılmaz E.,Medeni Yargılama Hukuku'nda Islah, ...,2013, s.266)
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, toplam 9.060 TL için dava tarihinden itibaren faiz istemiş, 29.11.2012 havale tarihli ıslah dilekçesinde talebini 14.080 TL'ye arttırmış fakat arttırılan miktar için fazi talebinde bulunmamıştır.
O halde ıslah dilekçesinde faiz talebi bulunmadığı halde ıslahla arttırılan kısmı da kapsayacak şekilde, müddeabihin tümü yönünden faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/5263, K. 2013/7731, 8 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama