KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/7243 E., 2013/9058 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2013
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen alacak davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2004 tarihli harici satış sözleşmesi ile müvekkilinin, dava konusu kamyonu davalıdan satın aldığını, 14.000,00 TL olarak kararlaştırılan satış parasının 3.000,00 TL'sini nakit olarak ödediğini, bakiye için 5 ayrı senet imzalayıp verdiğini ve vadesi gelince senet bedellerini de ödediğini, davalının vergi dairesine olan borcu nedeniyle aracın resmi devir işlemlerini yapamayacağını bildirmesi üzerine aracın 2.300,00 TL'lik vergi borcunu da müvekkilinin ödediğini, ayrıca aracın üzerindeki 3.737,00 TL bedelli haczin kaldırılması için gerekli parayı da müvekkilinin yatırmak zorunda kaldığını iddia ederek; aracın devrini alabilmek için vergi dairesine ve haciz dosyasına ödenen toplam 6.037,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunmuş, davanın zamanaşımından reddini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; harici araç satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların mülkiyetini nakledici nitelikte sözleşmelerin noterde yapılması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Ancak, geçersiz sözleşmeden kaynaklansa dahi, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda TBK. 146.'ıncı maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekir.
Somut olayda; uyuşmazlık sözleşme ilişkisinden doğduğu için olaya sözleşme zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Buna göre; harici satışın yapıldığı 20.07.2004 tarihinden davanın açıldığı 10.12.2010 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır.
O halde mahkemece, davalının zamanaşımı def'inin reddi ile işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/7243, K. 2013/9058, 3 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama