KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2013/9715 E., 2013/12599 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, nişan akdinin sona ermesi nedeniyle davalıya nişan merasimi sırasında takılan ziynet eşyalarının iadesi, mümkün olmadığı takdirde fazlası saklı kalmak kaydıyla bedeli olan 3400 TL'nin tahsili ile nişan akdinin davalının kusurlu hareketleri nedeniyle sona ermesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesi, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesini emredici kural olarak getirmiştir. Gerekçeli kararın da kısa karara uygun düzenlenmesi zorunludur.
Ayrıca, İİK'nun 24/4.maddesi gereğince; taşınır tesliminde, borçlunun yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır hükmü bulunsa da aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Mahkemece dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye gönderme yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve tutanakla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler hükmü gereğince cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/9715, K. 2013/12599, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama