KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/13218 E., 2014/12501 K.·Mahkemesi : Ankara 2. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2014
- Tarihi
- 30/10/2013
- Numarası
- 2013/690-2013/1407
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili; tarafların Çorum Aile Mahkemesinin 12.01.2012 tarihli kararı ile boşandıklarını, davalı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, müvekkilinin köyde yaşadığını, günlük işlerde çalışarak geçimini çok zor sağladığını, davalının SSK'lı olarak çalışmaya başladığını, düzenli gelir elde ettiğini öne sürerek, hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının çalışmaya başladığı ve yoksulluk halinin ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı lehine hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının dava açma tarihinden itibaren geçerli olmak üzere kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
TMK'nun 175.maddesine göre; ''Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.''
TMK’ nun 176/3.maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Yine HGK.nun 28.02.2007 tarih ve 2007/3-84 E.95 K.sayılı kararında da asgari ücretle çalışılmakta bulunulması yoksulluğu ortadan kaldıran bir durum olarak kabul edilmemiştir. Bu durum ancak nafakanın miktarını tayinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; davalının boşanma kararından sonra 2012 yılı Aralık ayından itibaren temizlik firmasında aylık asgari ücret ile çalışmaya başladığı, 350 TL kira ödediği anlaşılmaktadır. Kendisine aylık 200 TL yoksulluk nafakası bağlanan davalının geçinmesi günümüz ekonomik koşullarında mümkün olmadığına göre; işe girip çalışması zorunludur. Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK'nun 1.5.2002 gün 2-397 E-339 K. Sayılı kararında olduğu gibi). Bu nedenle davalının geliri yoksulluğu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların sosyo-ekonomik durumları nazara alınarak yoksulluk nafakası miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapmaktan ibarettir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/13218, K. 2014/12501, 25 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama