KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/13836 E., 2015/801 K.·Mahkemesi : İzmir 10. Aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2015
- Tarihi
- 25/03/2014
- Numarası
- 2013/807-2014/220
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların, İzmir 4.Aile Mahkemesinin 2013/158 Esas 2013/296 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, davalı için ayda 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini; davalının, boşandıktan kısa bir süre sonra çalışmaya başladığını, yoksulluk içinde olmadığını, bu nedenlerle, İzmir 4.Aile Mahkemesinin 2013/158 E.-2013/296 K. ve 11/04/2013 tarihli kararı ile bağlanan nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin çalışmadığını, işsiz olduğunu, geçimini nafaka ile sağladığını savunup; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının, SSK hizmet dökümüne göre, boşanmadan sonra çalışmaya başladığı; 2013 yılı Ağustos ayında net 898,90 TL maaş aldığı, o tarihte bu miktardaki gelirin asgari ücret seviyesinin üzerinde olduğu; bu nedenle, davalı kadının yoksulluğunun ortadan kalktığı, yoksulluğun ortadan kalkması ile birlikte de davacının yoksulluk nafakası ödeme yükümlüğünün sona erdiğinden, dava tarihi olan 13/11/2013 tarihinden geçerli olmak üzere, ayda 500,00 TL olarak tespit olunan yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu'nun 176/3.maddesinde; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın, yoksulluğunun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılacağı hükme bağlanmış; ancak, anılan maddede yoksulluğun hukuksal tanımı yapılmamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.1998 tarih ve 2-656-688 sayılı kararında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür gibi zorunlu ve gerekli harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların yoksul kabul edileceği belirtilmiştir.
Yoksulluk durumu, günün ekonomik koşulları ile birlikte, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve yaşam tarzları değerlendirilerek tespit edilir.
Yoksulluk nafakası; ahlaki ve sosyal düşüncelere dayandığından, bilimsel öğretide evlilik birliği içinde eşler arasında geçerli olan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğünün, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra da kısmen devamı olduğu belirtilmektedir.
Somut olayda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, özellikle kolluk tarafından davalı hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması raporundan davalının, dava tarihinden önce, 17/09/2013 tarihinde işten ayrıldığı, üç ay süre ile çalıştığı ve bu süre içerisinde asgari ücretten bir defaya mahsus fazla olmak üzere 898,90 TL maaş aldığı; düzenli ve sabit bir gelirinin olmadığı anlaşılmakla yoksulluk nafakasının ortadan kalktığı kabul edilemeyeceğinden, mahkemece; davanın reddi yerine, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/13836, K. 2015/801, 15 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama