İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/16137 K.2015/2899

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 24.02.2015 duruşma günü…

Esas2014/16137Karar2015/2899Tarih24 Şubat 2015Okuma5 dk · 960 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2014/16137 E., 2015/2899 K.·Mahkemesi : Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Şubat 2015
Tarihi
10/03/2014
Numarası
2012/84-2014/136
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

960 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 24.02.2015 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. İ. K. geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. E. Ç. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı elektrik şirketi arasında 1997 yılında abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının, 01.01.2011 tarihinde sözleşmeyi yenileyerek, müvekkilinin tarife grubunu değiştirdiğini, akabinde yeni tarife grubu üzerinden geriye doğru hesaplama yaparak müvekkilinden toplam 1.271.816,10 TL tahsil ettiğini, oysa, sözleşmede belirlenen tarifenin değiştirileceği konusunda davalının müvekkilini uyarmadığını, bu nedenle geriye dönük fatura düzenlenmesinin kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek;

taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı olarak yapılan tarife değişikliğinden doğan borçtan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile geriye doğru düzenlenmiş 28.02.2011 tarihli fatura nedeniyle müvekkilinin davalıya ödemek zorunda kaldığı 1.271.816,10 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu faturanın mevzuata uygun düzenlendiğini, davacının indirimli tarifeden faydalanma imkanının hiçbir zaman oluşmadığını, 2010 yılının Aralık ayında yanlış tarife grubu üzerinden hesaplama yapıldığının tespit edildiğini, bunun üzerine geriye dönük olarak fatura tahakkuk ettirdiğini, müvekkilinin sebepsiz zenginleşme iradesi taşımadığını, bu nedenle de uyuşmazlık konusu fark faturasında, davacıdan faiz talep edilmediğini, sadece hizmet bedelinin talep edildiğini, davacının ihtirazi kayıt koymadan fatura bedelini ödediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.

Mahkemece; davaya konu aboneliğe, ihtilafa konu 2004/09-2010/11 dönemleri için 4 nolu tarifenin uygulanması gerekirken, yanlışlıkla 2 nolu indirimli tarife üzerinden tahakkuk yapıldığı, her iki tarife arasındaki farkın 1.271.816,10 TL olduğu, davalının, EPDK tarafından verilen birim fiyat ve tarifeleri uygulamakla yükümlü bulunduğu, davacının, 2 nolu indirimli tarifeden yararlanma şartlarını taşımadığından,

gerçekte uygulanması gereken 4 nolu tarifeye göre ödemesi gereken bedel ile 2 nolu tarifeye göre ödediği bedel arasındaki fark kadar sebepsiz zenginleştiği, bu itibarla davalı tarafından davacıya 2004/09-2010/11 fatura dönemleri için fark tahakkuku yapılmasının mevzuata uygun olduğu,

davalının bu fark miktarını davacıdan talep edebileceği ancak hatanın davalıdan kaynaklandığı dikkate alındığında, davacıdan fark olarak tahsil edilen miktardan takdiren 300.000,00 TL indirim yapılmasının uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının 971.816,10 TL'lik kısma yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiş; davalı vekili temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep etmiştir.

Dava; menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Temyize konu uyuşmazlık; davacıya ait aboneliğe, ihtilafa konu dönemler için hangi tarifenin uygulanması gerektiği ve dava konusu fark faturasının, Elektrik Piyasası Kanununa, Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve EPDK tarafından yayımlanan tarifelere ve şartlara uygun olarak tahakkuk ettirip ettirmediği hususlarında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümünün, özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği ve bilirkişinin görüşünün alınmasının gerekli olduğu açıktır.

Somut olayda mahkemece; bilgisine başvurulan İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi Öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti 16.01.2013 tarihli raporda; davalının, abonelik sözleşmesinde, davacının fatura bedelinden tenzil edileceğini kabul ve beyan ettiği, bu nedenle sonrasında geriye dönük olarak fatura düzenlenmesinin yasal olmadığını, ödenen fatura bedelinin, davacıya iade edilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Davalı vekili bu rapora itiraz etmiş, dosyanın enerji hukukunda uzman bir bilirkişi heyetine gönderilmesini talep etmiştir.

İtiraz üzerine bilgisine başvurulan Elektrik ve Elektronik Yüksek Mühendisi, Elektrik Yüksek Mühendisi ve Hukuk Fakültesi öğretim üyesinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti 24.10.2013 tarihli raporda; davacıya ait 61370 numaralı aboneliğe elektrik tahakkuku yapılırken 4 nolu tarifenin uygulanarak tahakkuk yapılması gerektiğini, davacının, davalıya 2004/09-2010/11 dönemleri için 1.271.816,08 TL borçlu olduğu, tarifeler arasındaki fark miktarının dava konusunu oluşturan 28.02.2011 tarihli elektrik fatura tutarı kadar olduğu, davacı tarafından itiraz edilen faturanın usule ve mevzuata uygun olduğu, fatura tutarının maddi anlamda hata içermediğini bildirmiştir.

Mahkemece; 24.10.2013 tarihli ikinci rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş, raporlar arasındaki çelişki giderilmemiştir.

HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabilir.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder. HMK’nın 281.maddesinde; tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkemece, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için mahkemenin, gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.

Bu bağlamda hâkim, bilirkişi raporunu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.

Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa, çelişkiyi gidermeden karar verilemez.

Hal böyle olunca mahkemece; önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden, 16.01.2013 tarihli rapor ile 24.10.2013 tarihli rapor arasındaki çelişkileri de giderecek biçimde, Yargıtay ve taraf denetimine elverişli rapor alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, birbiriyle çelişen raporlardan ikincisine dayanılarak, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/16137, K. 2015/2899, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/16137
Karar No
2015/2899
Tarih
24 Şubat 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2014/16138 K.2015/19709
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/16138 K.2015/2371
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2014/16139 K.2015/10505
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/16139 K.2015/2438
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2014/16140 K.2015/13476
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2014/16140 K.2015/1523

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.