KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/19652 E., 2015/16443 K.·Mahkemesi : Siverek 2.ASLİYE Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2015
- Tarihi
- 30/04/2014
- Numarası
- 2013/580-2014/276
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine hukuka aykırı olarak kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanağa esas teşkil eden elektrik tesisinin müvekkilere ait arazide bulunmadığını ve müvekkillerin bu tesisten faydalanmadığını ileri sürerek; müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde: davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; kaçak elektrik tespit tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne; davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Kural olarak abonelik sözleşmelerinde kullanılan elektrik tüketiminden abone ile birlikte fiili kullanıcı da sorumludur. Abonelik sözleşmesi bulunmayan yerlerde kullanılan kaçak elektrik bedelinden ise, ancak kaçak kullanım yapan gerçek ve tüzel kişiler sorumludur.
Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur.
Somut olaya gelince, davalı kurum tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağında, tarımsal sulama amaçlı, abonesiz ve sayaçsız kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiş, tesisin koordinat bilgileri de yazılmıştır. Bu tutanağa dayanılarak kaçak elektrik bedeli tahakkuk ettirilmiştir.
Davacı taraf, borçlu olmadığı itirazında bulunmuştur. Taraflar arasında abone sözleşmesi olmadığından sözleşmeden kaynaklanan sorumluluktan söz edilemez. Ancak, bu noktada davacı tarafın fiili kullanıcı olup olmadığının tespiti önem arz etmektedir. Yargılama sırasında, dava konusu tesisin bulunduğu ve sulamanın yapıldığı yerlere ilişkin tapu kayıtları getirtilmemiş, dava konusu tutanağın düzenlendiği yerde kimin ve hangi tarihten itibaren tarımsal faaliyette bulunduğu ilgili kurumlardan araştırılmamış, davacıların faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin zabıta araştırması yapılmadan karar verimliştir.
Hal böyle olunca, mahkemece; öncelikle dava konusu tesisin bulunduğu ve sulamanın yapıldığı yerlere ilişkin tapu kayıtlarının getirtilerek tutanak düzenlenen tarihte ve tutanakta belirlenen koordinatlarda davacı tarafın tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunmuş ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili İlçe tarım müdürlüğü, muhtarlık ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, davacıların faaliyette bulunup bulunmadığına ilişkin zabıta araştırması yapılması,
davacıların tarımsal faaliyette bulunduklarının tespiti halinde dosyasının elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan mühendislerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kuruluna verilerek, kaçak elektrik bedelinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri ile 622 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararına göre hesaplatılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19652, K. 2015/16443, 22 Ekim 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama