İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/19725 K.2015/5810

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki…

Esas2014/19725Karar2015/5810Tarih8 Nisan 2015Okuma4 dk · 756 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2014/19725 E., 2015/5810 K.·Mahkemesi : Yunak Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2015
Tarihi
10/03/2014
Numarası
2013/270-2014/81
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

756 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalının 04/09/2012 tarihinde evlendiklerini, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığını, davalının evlilik birliğinin üzerine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini, davacıya karşı hakaret edip, tehditlerde bulunduğunu ve davacıyı aldattığını; bu olaylardan dolayı, davacının psikolojisinin bozulduğunu; davalının, İngiltere'de yaşadığını, çifte vatandaşlığı olduğunu, evliliğin başında davalı tarafın İngiltere'den Türkiye'ye kesin dönüş yapacağını söylediğini;

ancak, bu sözünde durmadığını, davacının yaklaşık 1 yıldır ailesinin yanında olduğunu, davalının aylık gelirinin 2.000 sterlin olduğunu, Türkiye'deki taşınmazlarından da kira geliri aldığını; bu sebeplerle, davacı lehine aylık 1.000 TL nafaka takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalının davacıyı aldattığı iddiasının tamamen asılsız bir iftira olduğunu; taraflar arasında nikahın kıyıldığını, fakat düğün ve evliliğin söz konusu olmadığını, karı-koca hayatı yaşamadıklarını; davacı tarafın, düğün yapılmadan önce nikah yapılması konusunda davalıya baskı uyguladıklarını ve neticesinde nikahın yapıldığını.

Tarafların, görücü usulü ile tanıştıklarını; davacı tarafın, bu evliliği bir çıkar meselesi olarak görmeye başladığını; sadece, kağıt üzerinde kalan, saatlerle sayılı, davacının baba evinde gerçekleşen bir kaç telefon görüşmesi dışında evlilik birlikteliğinin olmadığını, evlilik ile davacının hakettiği herhangi bir şeyin olmadığını, takı ve ziynetlerin dahi davacıda kaldığını savunarak; haksız ve yersiz yere açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece; davacı ile davalının karı-koca olmadıkları, aynı çatı altında yaşamadıkları; davalının, nikahtan sonra yurt dışına gittiği fakat, bir daha dönmediği, buna sebep olan esas nedenin davacının maddi talepleri olduğu, maddi taleplerinin karşılanması için düğünden önce nikah yapılması konusunda davacı tarafından davalıya baskı yapıldığı; davalının yurt dışında başka biriyle evli olduğu hususunun, davacı tarafından evlenmeden önce bilindiği, davalının davacıya kötü muamelede bulunmasına dair iddiaların ispatlanamadığı;

dolayısıyla, tarafların ayrı yaşamasında kusurlu tarafın davacı olduğu ve kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği, davacının maddi taleplerinin fazlalığı yüzünden ekonomik güvenliği tehlikede olan davalı tarafın ayrı yaşamakta haklı olması hususları gözetildiğinde; davacının talebinin kabul edilebilirliğinin bulunmadığı anlaşılmakla. TMK 197. maddenin şartları oluşmadığından, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm taraflarca süresinde temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerde gösterilen bozma sebebleri dışında sair temyiz itirazları yerinde değildir.

1)Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından; Türk Medeni Kanunu'nun 197.maddesinde; "Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.

Birlikte yaşamaya arar verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.

Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.

Eşlerin ergin olmayan çocukları varsa hakim, ana ve baba ile çocuklar arasındaki ilişkileri düzenleyen hükümlere göre gereken önlemleri alır." düzenlemesine yer verilmiştir.

TMK.nın 186/3.maddesi; "Eşler birliğin giderlerine güleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar." Aynı yasanın, 196/1.maddesi ise; "Eşlerden birinin istemi üzerine hakim, ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı belirler." hükmüne amirdir.

Somut olayda; tarafların 2012 yılında evlendikleri, evlendikten kısa bir süre sonra ayrıldıkları, davalının yurt dışında yaşamaya devam ettiği, taraflar arasında açılmış bulunan ve dava tarihinde derdest olan boşanma davasının da mevcut olduğu; dinlenen tanıkların, davalının yurt dışında yaşadığını ifade ettikleri anlaşılmaktadır. Davalı eşin, evlendikten sonra, eşi davacıyı birlikte yaşayacakları (yurtdışındaki) ortak konuta götürmediğinin dosya kapsamından anlaşılmış olmasına göre; davacının ayrı yaşamakta ve nafaka talep etmekte haklı olduğunun kabulü gerekir.

Kaldı ki, davacı, evlilik birliği içinde TMK.nın 196/1.maddesi gereğince de; evlilik birliğinin yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı (koca)dan evin geçimini sağlaması için parasal katkıda bulunmasını talep edebilir.

O halde, mahkemece; davacının geçimi için gerekli, davalı kocanın sosyal ve ekonomik durumuna uygun olacak şekilde TMK.nın 197/2 ve 196/1.maddeleri hükümleri gözetilerek; TMK'nın 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak; uygun bir miktarda davacı için nafakaya hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

2) Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Davacı talebinin tümden reddine karar verilmiş olmasına rağmen, davayı vekille takip eden davalı yararına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 9.maddesi gereğince, ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 08.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/19725, K. 2015/5810, 8 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/19725
Karar No
2015/5810
Tarih
8 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/19726 K.2015/10627
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/19726 K.2015/5809
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/19727 K.2015/5812
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/19729 K.2015/10888
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2014/19731 K.2015/7378
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2014/19731 K.2015/5808

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.