KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/2702 E., 2014/4902 K.·Mahkemesi : Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Tarihi
- 05/05/2010
- Numarası
- 2010/41-2010/370
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin tarımsal sulama abonesi olduğunu, elektrik faturalarının ödenmemesi sonucu davalı aleyhine icra takibine başlandığını, davalı borçlunun icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile takibin 28.531,34 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İcra İflas Kanununun 67.maddesine göre, itirazın iptaline karar verilmesi halinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının haklılığının tespit edilmiş olması, alacağın da likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olması zorunludur.
Somut olaya gelince; 2006/03, 2003/12, 2005/12, 2008/7, 2008/12 dönem elektrik bedeli toplamı 35.157,97 TL alacağın tahsili amacıyla davacı kurum tarafından davalı aleyhine takip başlatılmıştır. Mahkemece bilgisine başvurulan bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, takibe ve davaya konusu dönem hesaplamaları yapılırken; 2005/12. dönem için davalının tahakkukunun 4.870,86 TL olduğu değerlendirilerek hesaplama yapılması gerekirken, sehven davalının tahakkukunun 487,86 TL olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış; mahkemece bu rapor benimsenerek karar verilmiştir. Ayrıca, taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğu gözetildiğinde, alacağın likit ve muayyen, bir başka deyişle taraflarca önceden belirlenmiş veya basit bir işlemle hesaplanabilecek nitelikte olduğu kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişiye verilmesi, davaya konusu 2005/12.dönem için davalının tahakkukunun 4.870,86 TL olduğu değerlendirilerek hesaplama yapılması amacıyla ek rapor alınması, davacının tahsilini istemekte haklı olduğu alacak miktarının bu şekilde belirlenmesi, alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/2702, K. 2014/4902, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama