KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/4571 E., 2014/11695 K.·Mahkemesi : Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2014
- Tarihi
- 12/11/2013
- Numarası
- 2012/177-2013/511
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, davalının okul inşaatında kayıtsız sayaçtan kaçak elektrik kullandığı tespit edilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin ödenmediğini, ödenmeyen bedelin tahsili için davalı hakkında Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2012/2436 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, tutanağın düzenlendiği yerin okul inşaatı olduğu, söz konusu inşaatın dava dışı T. B. İnş. Taah. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, tutanağın anılan şirket hakkında tutulması gerekirken şirket yöneticisi olan davalı hakkında düzenlendiği, bu nedenle davalının husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49. maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50. maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.
Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3. maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir.
Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51. maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince, kaçak elektrik tespit tutanağında, davalı tarafından, okul inşaatında, abonesiz, direkten kablo ile elektrik alınarak kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalı, dava konusu tutanakta belirtilen yerde okul inşaatını yapan dava dışı T. B. İnş. Taah. San. Tic. Paz. Ltd. Şti. nin yönetici ortağıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 50.maddesi hükmünde tüzel kişinin iradesinin, organları aracılığıyla açıklanacağı, organların hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokacakları, organların kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak da sorumlu oldukları açıklanmıştır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan dava dışı şirketin yönetici ortağı olan davalının da şirketle birlikte ve şirket gibi müteselsil sorumluluğunun bulunduğu gözetilerek, davalının sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/4571, K. 2014/11695, 11 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama