KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/7178 E., 2014/15725 K.·Mahkemesi : Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2014
- Tarihi
- 12/12/2013
- Numarası
- 2012/142-2013/767
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; kanalizasyonun tıkanması ve lağım suyunun geri tepmesi sonucu davacıya ait evin zemin kısmının ve ev eşyalarının ıslandığını,lağım kokusunun tüm eşyalara sindiğini belirterek,3.000,00 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL(ıslah ile 2000 TL) maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında;ASKİ Deşarj Yönetmeliğinin 10/m maddesi uyarınca Kanalizasyon Şebekesine bağlı veya bağlanacak olan binaların bodrum katlarının atık suları, cazibe ile akıtılsa dahi mal sahibi, müteahhit veya apartman yöneticisinin, parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirleri almak zorunda olduğunun belirtildiğini,yine yönetmeliğin 10/r bendi gereğince de atıksu parsel baca ile kanalizasyon şebekesi arasındaki parsel hattında meydana gelebilecek tıkanıklığın da mal sahibi müteahhit veya apartman yöneticisi tarafından giderileceğinin belirtildiğini,olayda kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece 2.000.- TL maddi tazminatın ve 500TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalının manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Borçlar Kanunu’nun 49.maddesi (TBK.nun 58. md.) hükmüne göre manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 24.maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Malvarlığında bir zarar meydana gelmesi halinde de kişinin az veya çok üzüleceği ve manevi olarak acı çekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, malvarlığı zararları bu madde kapsamına girmemektedir. Anılan madde hükmü ile yalnızca kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan zararların giderilmesi amaçlandığından malvarlığı zarara uğrayan kişi yararına Borçlar Kanununun 49.maddesi hükmüne göre manevi tazminata hükmedilmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak mahkemece davacı tarafın manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/7178, K. 2014/15725, 3 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama