KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/9006 E., 2015/1634 K.·Mahkemesi : Ankara 15.ASLİYE Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2015
- Tarihi
- 05/12/2013
- Numarası
- 2013/188-2013/431
Karar Metni
500 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen menfi tespit ve istirdat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kurum personellerinin kaçak su denetimi için müvekkilinin yönetici olduğu apartmana geldiklerini, kaçak su tutanağını müvekkilinin yokluğunda tanzim ettiklerini, davalı kurum vekili aracılığıyla apartman yöneticisi olan müvekkilinin bizzat şahsına yönelik tutanağa istinaden takip başlattıklarını, bütün bir apartmanın tüm dairelerinin kaçak su kullanarak davalı kuruma verdiği zararın tek başına müvekkilinin şahsında ödetilmek istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Ankara 11.İcra Müdürlüğünün 2012/10417 Esas sayılı takip dosyasından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına yatan 1.800,00 TL'nin kesinti tarihlerinden işleyecek avans faizleri ile birlikte istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece takibin kaçak su tutanağı düzenlenen apartman yöneticisi olan şahıs aleyhine yapıldığı, kat malikleri aleyhine takip yapılması gerektiği, yönetim adına dahi takip yapılamayacağından davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında yapılan su aboneliği sözleşmesinden, abonenin apartman, kaçak su kullanıldığı iddia edilen yerin sitenin ortak kullanımında olan depo olduğu, sayaçtan önce depoya hat çekilmek suretiyle kaçak su kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. İddia edilen kaçak kullanımın ise abonenin tüketici sıfatını ortadan kaldırması mümkün değildir. Diğer bir deyiş ile taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde su aboneliği sözleşmesi bulunmaktadır.
4077 sayılı Yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Yargılama yapmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/9006, K. 2015/1634, 29 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama