KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2014/9305 E., 2015/1669 K.·Mahkemesi : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2015
- Tarihi
- 15/01/2014
- Numarası
- 2013/123-2014/21
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen elektrik aboneliğinin tesisi davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, müvekkilinin meskeni için geçici abonelik talebinin davalı tarafından reddedildiğini öne sürerek, geçici elektrik aboneliği tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu elektrik aboneliği tesisine ilişkin sözleşme davacının meskeni için talep edilmiştir. Olayda 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 4077 sayılı yasının 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. 4077 sayılı Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 sayılı Kanunun uygulanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, 4077 sayılı Kanunun 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup ve bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2014/9305, K. 2015/1669, 29 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama