KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/12770 E., 2016/6252 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2016
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı(birleşen dosyanın davacısı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davada; davacıların murisi adına kayıtlı bulunan evin, davalı tarafından yıkıldığı gerekçesiyle 20.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili istenmiş, birleşen davada; davacının (asıl davanın davalısının) davaya konu taşınmazın 158 m2'sini dava dışı mirasçılardan satın aldığı, satış parasını da ödediği gerekçesiyle, satış bedeli olarak ödenen 5.000,00 TL ile yıkık yeri kürütüp temizleme gideri olarak yapılan 2.300,00 TL'nin davalılardan (asıl davanın davacılarından) tahsili talep edilmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı (birleşen dosyanın davacısı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapulu taşınmazların haricen satışı geçersizdir. Zira; tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmi şekilde yapılması gerekir. (743 Sayılı MK m. 634; 4721 Sayılı TMK m. 706; BK m.213; Tapu Kanunu m.26; Noterlik Kanunu m. 60) Geçersiz sözleşmeler, taraflarına hak ve borç doğurmaz. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak geri isteyebilirler.
Somut olayda; davalının (birleşen dosya davacısının) dayandığı sözleşme resmi biçimde yapılmadığından geçersizdir. Davalı (birleşen dosya davacısı), geçersiz sözleşme nedeniyle verdiğini, sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince, ödemeyi yaptığı kişilerden, bu kişilere karşı açacağı ayrı bir dava ile isteme hakkına haiz olduğundan; mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/12770, K. 2016/6252, 21 Nisan 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama