KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/14811 E., 2016/12098 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2016
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalının kaçak elektrik kullandığını, hakkında iki ayrı kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı, cevap dilekçesi ile; kaçak elektrik kullanmadığını, elektrik borçlarını ise ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir .
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 2.771.38.- TL asıl alacak, 271.52.- TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 3.042.90.- TL üzerinden icra takibinin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir .
HMK.nun 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. Ancak, bilirkişi seçimi yapılırken düşüncesine başvurulacak kişi veya kişilerin özel ve teknik bilgilerinin yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerekir.
Aynı ilkeler HUMK.nun 275. ve devamı maddelerinde de düzenlenmiştir.
Somut olayda ise; hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi Avukat olduğundan, uyuşmazlığın doğru olarak tesbiti ve çözümlenmesi için gerekli uzmanlığa sahip değildir.
Mahkemece; deliller toplanarak taraf ve Yargıtay denetimine elverişli elektrik mühendisi bilirkişiye uyuşmazlık hakkında yönetmelik hükümleri de gözetilerek rapor hazırlatılması ve sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, uzman olmayan bilirkişi tarafından hazırlanan raporun esas alınması suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/14811, K. 2016/12098, 24 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama