KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/16338 E., 2016/717 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde; davalı ile 32 senedir evli olduklarını, ancak aralarında ilk günden itibaren geçimsizlik bulunduğunu, son olarak davalının kendisini evden kovması sebebi ile ailesinin yanına sığındığını belirterek, aylık 1.200 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının kendi isteği ile evden ayrıldığını ve kızları...ile ayrı bir ev tuturak orada yaşamaya başladığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 600 TL tedbir nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usulüne Dair 4787 sayılı Kanunun 4.maddesi uyarınca 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun ikinci kitabı ile(3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki Aile Hukukundan doğan dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.
Dava tedbir nafakası istemine ilişkin olup, alacağın TMK.197 vd. maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla Aile Hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacak Aile Hukukundan doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekir.
Hal böyle olunca; davaya Aile Mahkemesinde bakılması gerektiği gözetilerek, öncelikle ayrı Aile mahkemesi varsa dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine, yoksa davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, bu yönün gözardı edilerek, yazılı şekilde davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/16338, K. 2016/717, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama