İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2015/16838 K.2015/20363

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra,…

Esas2015/16838Karar2015/20363Tarih16 Aralık 2015Okuma5 dk · 918 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2015/16838 E., 2015/20363 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2015
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

918 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacılar vekili, dava dilekçesinde; davalılardan ...'in maliki olduğu taşınmazda, 30/11/2005 tarihinde kuyu kazılması sırasında, davalıların eylemleri ve kusurları nedeniyle, davacıların oğlu ...'in vefat ettiğini; müteveffanın elde ettiği gelir ile davacılara destek olduğunu, genç yaşta oğullarının vefatı nedeniyle davacıların acı ve kayba uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... yönünden 20.000,00 TL destekten yoksun kalma ve 17.500,00 TL manevi, davacı ... yönünden 25.000,00 TL destekten yoksun kalma ve 17.500,00 TL manevi tazminata olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, duruşmadaki beyanında; davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, söz konusu karar, Dairemizin 14/02/2013 Tarih 2013/283 Esas 2013/2293 Karar Sayılı ilamıyla, temyiz incelemesi neticesinde “Somut olayda; duruşma gün ve saati davacılara bizzat tebliğ edilmiş olup, dava vekil sıfatıyla Avukat ... tarafından açılıp, vekaletnameler harçlandırılmış olmakla davacı asillere yapılan tebligat usul ve yasaya aykırıdır.

Öyle ise, anılan yasal düzenleme de dikkate alınarak vekile, usulüne uygun tebligat yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle, bozma konusu yapılarak ilgili yargılama dosyası yerel mahkemeye iade edilmiştir.Mahkemece; bozma ilamına uyulması yönünde karar alınmış, yargılama neticesinde; davalı ... yönünden illiyet bağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden; davanın kısmen kabulü ile,

davacı ... yönünden 24.788,78 TL maddi tazminat ve 4.000 TL manevi tazminat ile davacı ... yönünden 29.608,64 TL maddi tazminat ve 4000 TL manevi tazminatın, 30/11/2005 (olay) tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'ten eşit oranda alınarak davacılara verilmesine, fazlaya yönelik talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1) Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;Dairemizin 2015/5897 Esas- 2015/12225 Karar sayılı 01/07/2015 tarihli geri çevirme ilamıyla “Hükmü katılma yolu ile temyiz eden davalı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiş ise de, alınması gereken temyiz harçlarının yatırıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanılamadığından; hükmü temyiz eden davalılar vekilinden temyiz harçları alınmış ise, buna ait makbuzun dosyasına konulması, harç alınmamışsa HUMK.nun 434/3. maddesine göre işlem yapıldıktan sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği,

mahkemece harç ve masraflar yönünden davalılar vekiline muhtıra çıkarıldığı, muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde harç yatırılmadığı belirlenmekle; davalılar vekilinin, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.

2) Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Temyize konu uyuşmazlık, dava konusu olayın gerçekleştiği taşınmazın maliki ...'in olayın gerçekleşmesi nedeniyle sorumluluğunun ve zararın oluşmasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususundadır.Geniş anlamıyla sorumluluk, bir kişinin, başka bir kişiye verdiği zararları giderme yükümlülüğüdür. Hukuki anlamda sorumluluk ise, taraflar arasındaki borç ilişkisinin zedelenmesi sonucu doğan zararların giderilmesi yükümlülüğünü içerir.

Kusur sorumluluğunda bir zararı başkasına tazmin ettirmek, ancak zarar onun kusurlu bir fiilinden doğmuş ise mümkündür. Ancak, sorumluluk için mutlaka kusurun aranması bazı hâllerde modern tekniğin ve makineleşmenin icaplarına yabancı düşmektedir.

Teknik ilerlemeler ve ona bağlı olan tehlikelerin artması karşısında, kusura dayanan subjektif sorumluluk artık yalnız başına, zarar görenlere etkili bir koruma sağlamaya elverişsiz ve dolayısıyla adaleti gerçekleştirmek bakımından yetersiz kalmıştır.

Kusur yoksa sorumlulukta ortaya çıkmaz görüşü artık geçerliliğini kaybetmiştir.Objektif ihtimam vazifesinin ihlâli mülâhazası gereğince; bir şeye veya şahsa karşı kendisine, kanunî bir ihtimam vazifesi yükletilen kimse, bu vazifeyi kusuru olmaksızın yerine getirmese dahi, bu yüzden doğan zarardan mesul olmalıdır.

Kusura dayanmayan sorumlulukta; sorumluluğu doğuran olay, zarar ve zararla söz konusu olay arasında bir illiyet bağı bulunması sorumluluğu doğurmak için yeterlidir.Zarar görenin, illiyet bağının varlığını ispat etmesi gerekir. Ancak, hakim, zarar görenin bu konudaki ispat külfetini değerlendirirken fazla katı olmamalıdır. Burada sözü edilen illiyet bağı uygun illiyet bağıdır.

Uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre, sebebin, meydana gelen sonucu yaratmaya elverişli olmasıdır. Uygun illiyet bağı, sorumluluğu, zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlamaktadır.İlliyet bağı; mücbir sebep, zarar görenin kendi ağır kusuru veya üçüncü kişinin kusuru nedeniyle kesilebilir. İlliyet bağının kesilmesi olasılığı dar yorumlanmalıdır.

Her üç neden açısından da, illiyet bağının kesildiği iddiası, sorumlu kişiler tarafından açıkça ispatlanmadıkça kabul edilmemelidir. Üçüncü kişinin kusuru gerekli objektif yoğunluğa, başka deyişle gerekli ağırlığa ulaşmadıkça, zarar görenin kusurunda olduğu gibi illiyet bağını kesmeye yetmeyecektir.

Yani, üçüncü kişinin kusuru yeterli ağırlığa ulaşıp, illiyet bağını kesmedikçe sonuç doğurmayacaktır.Dosyanın incelenmesinde; davalı ...'in maliki olduğu taşınmazda, davacıların oğlu ... ile davalı ...'in oğulları ve damadı olan diğer davalıların kazı yaptığı sırada taşın üzerine düşmesi sonucu davacıların oğlu ...'ın vefat ettiği; davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan ceza davası sonucunda taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın temyiz incelemesi sonucu kesinleştiği görülmektedir.Somut olayda;

müteveffa ile birlikte kuyu kazma işini yapan davalılar ..., ... ve ...'in dava konusu taşınmaz maliki ...'nin yakınları olduğu, ceza yargılamasında verilen ifadelere göre kuyu kazma işinin üç dört gündür devam ettiği, bu süre içerisinde davalı ...'nin taşınmaz maliki olmasına rağmen gerekli önlemleri almadığı, ortaya çıkabilecek tehlikelere karşı taşınmaz maliki olmasından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği görülmekle; taşınmaz maliki davalı ...'in, önlem almaması nedeniyle, ortaya çıkan zararla eylem arasında illiyet bağının bulunduğu ve zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.O halde, mahkemece;

SONUÇ / HÜKÜM

davaya konu olayın gerçekleşmesinde ve zararın oluşumunda davalı taşınmaz maliki ...'in sorumluluğu cihetine de gidilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı gerekçelerle, bu davalı yönünden davanın reddi cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/16838, K. 2015/20363, 16 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/16838
Karar No
2015/20363
Tarih
16 Aralık 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2015/16839 K.2015/21996
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2015/16839 K.2015/35772
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/16839 K.2015/16854
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2015/16840 K.2015/16855
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2015/16841 K.2015/11754
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2015/16842 K.2015/22295

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.