KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/17796 E., 2017/3374 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacılar, ...'in Küçükçekmece ... Alanı içinde bulunan çay ocağında çalıştığını, olay tarihi olan 13/07/2013 günü çay ocağının yakınlarında arkadaşları ile mangal yapmak için çalı toplamaya çıktığını, Küçükçekmece...
Alanı içinde, binaların arka kısmında bulunan davalıla...ait trafoların olduğu bölümde ve... denetim ve sorumluluğu altında bulunan alanda meydana gelen bir kaçak sebebi ile davacı ...'ın elektrik akımına kapıldığını, bölgede elektrik akımına dair hiçbir uyarı, işaret veya levha bulunmadığını, olayın ardından hastaneye kaldırılıp tedavi gördüğünü, ancak durumunda bir iyileşme olmadığını, nitekim sağ bacağını tamamen kaybettiğini, boyun ve kafatası bölgesinde ikinci derece yanık meydana geldiğini, halihazırda %65 oranında özürlü olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek,
vücut bütünlüğü ihlal edilen 21 yaşındaki davacı ...'ın 65 yaşına kadar olan kazanç mahrumiyeti ve çalışma gücü yitirilmesinden doğan kayıplar için 10.000,00 TL maddi tazminat, gördüğü ve göreceği tedaviler ile vücut bütünlüğünün ihlal edilmesi nedeni ile 150.000,00 TL manevi tazminat, kanun gereği kaza görenin yakınları olan davacı anne Hatice için 50.000,00 TL manevi tazminat ve davacı baba Sait için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...., zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre ve yetkiye yönelik itirazları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...., davacı ...'ın tehlike riski yüksek olan ve girilmesi yasak olan bir alana niçin girdiğinin bilinmediğini, davalı .... tarafından elektrik tesislerinde yapılan incelemede olumsuz bir durumun tespit edilmediğini, olayın haksız fiil nedenlerine dayalı olduğunu, davacı ...'ın olaydan kaynaklanan maluliyet iddiasını doğrulayacak bir kanıt olmadığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacılar tarafından davadan feragat edildiği gerekçe gösterilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş,hüküm davacılar vekili ve davalı .... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacılar vekili ile davalı .... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 6.maddesinde "Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Yine A.A.Ü.T.'nin 10/3 ve 10/4. maddelerinde ise "Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.'' denilmektedir.
Somut olayda ise;ön inceleme tutanağı imzalanmadan önce davacılar vekili tarafından davadan feragat ettiklerine ilişkin 15.07.2014 tarihli dilekçe sunulmuş olmakla,mahkemece davalılar lehine A.A.Ü.T.'nin 6. maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte olan Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısı olan 750,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yine,A.A.Ü.T.'nin 10/3 maddesi uyarınca manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmiş olmakla,davalılar vekilleri lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve yine A.A.Ü.T.'n,in 10/4 maddesine göre de manevi tazminat davası,maddi tazminat talebi ile birlikte açıldığı için manevi tazminat talebi yönünden davalılar lehine ayrı bir kalem olarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği de kuşkusuzdur.
Bu durumda manevi tazminat istemi yönünden de, vekalet ücreti tayin edilirken yukarıda ifade edilen A.A.Ü.T.'nin 6.maddesinin de gözönünde bulundurulması suretiyle karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. nin 6,10/3 ve 10/4 maddeleri uyarınca davalılar lehine 750 TL vekalet ücretine ayrı bir kalem olarak hükmedilmemiş olması da doğru görülmemiştir.
3-Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17796, K. 2017/3374, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama