KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/17821 E., 2016/11708 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2016
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle daha önceden belirlenen 18.10.2016 duruşma günü için tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı vekili Av.... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldügünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların müşterek hesabında bulunan 228.121,46 TL'nin, boşanma davası devam ettiği sırada (14.01.2008 tarihinde) davalı tarafından çekildiğini ileri sürerek; müvekkiline ait olan 114.060 TL'nin 14.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde açılmadığını, esas yönünden ise davacının bankada bulunan paraya katkısı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, müşterek hesaptaki parayı çeken davalının, davacının hissesine düşen tutarı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 114.060 TL'nin 14.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 101/1 maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Somut olayda; davalının, davadan önce temerrüde düşürüldüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Buna göre, davaya konu alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesine gerekirken, alacağın bankadan çekildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bundan ayrı, karı–koca olan taraflar arasında banka mevduat faizi uygulanmasını gerektirir bir borç ilişkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davaya konu alacağın yasal faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, en yüksek mevduat faizi oranı uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Katip:H.A
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17821, K. 2016/11708, 18 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama