KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/17828 E., 2017/3166 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Ticaret)mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasınnı mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı abonenin, abonelik nedeniyle tüketilen elektrik bedellerinden sorumlu olduğunu, ödenmeyen tüketim bedelleri nedeniyle davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak davanın usulden reddine, esasa ilişkin olarak da, davaya konu tüketimin kendisi tarafından gerçekleştirilmediğini, söz konusu dönemde aboneliğin bulunduğu yeri kiraya verdiğini, dava dışı kiracının sorumlu olduğunu, davacı kuruma yazılı dilekçe vererek kiracı hakkında gerekli işlemin yapılmasını talep ettiği halde bir işlem yapılmadığını, davacının kusurlu olduğunu, kullanmadığı elektrikten dolayı sorumlu tutulamasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu doğurultusunda,davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalının elektrik aboneliği nedeniyle ödenmeyen elektrik tüketim bedellerinin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
Somut olayda; mahkemece, dava konusu elektrik bedelinin tespiti yönünden bankacı bilirkişiden rapor alınmıştır. Hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi dava konusu elektrik bedeli hesabı konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmadığından, söz konusu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi mümkün değildir. Uzman bilirkişi tarafından, dava konusu bedelin denetime elverişli bir şekilde hesaplanması gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece, dava dosyası elektrik tüketim hesabı konusunda uzman olan elektrik mühendisine veya elektrik mühendislerinden oluşturulacak bir heyete verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği bedel hakkında, tahakkuk tarihlerinde yürürlükte bulunan ilgili mevzuat hükümlerine göre tereddüte yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı ve açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun bir rapor aldırılarak, varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme, soruşturma ve konusunda uzman olmayan bilirkişinin düzenlediği rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/17828, K. 2017/3166, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama