KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/19532 E., 2017/7661 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2017
Karar Metni
587 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılardan ...'in vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, kendisinin Aksaray'da eğitim gördüğü sırada davalı ...'e ait özel kız öğrenci yurdunda kaldığını, diğer davalının ise davalı ...'in gayrı resmi eniştesi olup onun yurdunda çalıştığını,kendisinin olay tarihinde davalılardan Seyit'in cinsel saldırısına maruz kaldığını, bu eylem nedeniyle davalılardan ....
Mahkemesi'nde yapılan yargılaması neticesinde mahkumiyetine karar verildiğini,yine ceza dosyasında alınan adli tıp kurumu raporu ile ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede travma sonrası stres bozukluğunun tespit edildiğini,saldırı sonrası söz konusu yurtta kalamadığını,olay sonrası eğitimine ara vermek durumunda kaldığını ve okul hayatının sona erdiğini,
olay sonrası davalı ...'in kendisinin babası hakkında yurt ücretinin tahsili için icra takibi başlattığını,babasının söz konusu takip ile ilgili olarak Uşak 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde menfi tespit davası açtığını,menfi tespit davası açılmasına rağmen kendisi ve ailesinin ikametinde haciz işlemlerinin gerçekleştirildiğini,bu olay nedeniyle de kendisi ve ailesinin manevi olarak daha da yıprandığını,tüm bu olaylar nedeniyle maddi ve manevi olarak zarar gördüğünü,davalılardan Nail'in diğer davalı ...'in işvereni olması nedeniyle BK.nun 66.maddesi uyarınca kusursuz sorumluluk ilkeleri uyarınca diğer davalı ... ile birlikte sorumlu olduğunu ileri
sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., Aksaray mahkemelerinin yetkili olduğunu,bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını,görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu,esas yönünden ise,diğer davalı ...'in kendisinin işçisi olmadığını ve somut olayda adam çalıştıranın sorumluluğuna gidilmeyeceğini, davacının okuduğu bölümün iki yıllık olduğunu,
öğrenimine devam etseydi dahi iş bulma şansının zayıf olduğunu,meydana gelen olay nedeniyle okuluna devam edemediği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu savunarak,davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., kendisine iftira atıldığını belirtmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davacının uğramış olduğu 200,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 12.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine;davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş,hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T.'nin 13.maddesinde''
(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece davacının maddi tazminat talebi yönünden yukarıda ifade edilen A.A.Ü.T.nin 13/2 maddesi uyarınca 200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme ile 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK .436/2 maddesi gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/19532, K. 2017/7661, 22 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama