KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/3021 E., 2015/14136 K.·Mahkemesi : Çubuk Asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2015
- Tarihi
- 05/11/2014
- Numarası
- 2013/533-2014/547
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ziynet eşyalarının iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 15.09.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili A.Y. geldi. Temyiz olunan davacı vekili Av. Y.. S.. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı ile davalının boşandıklarını , ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını ileri sürerek, 265 adet çeyrek altın, 8 adet 22 gr burma bilezik, 3 adet 13 gram burma bilezik olmak üzere, şimdilik bedelleri olan 61.386 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, ziynet eşyalarının davacının iddia ettiği gibi olmadığını, takılan 10-15 çeyrek altının davacının kredi borçları için harcandığını, geri kalan ziynetlerin ise, evden hiç bir baskı olmadan ayrılan davacı kadın tarafından götürüldüğünü beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen bu hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı kadının düşük yaptığı, bu nedenle hastaneye gittiği, hastane çıkışı, kayınvalidesinin evine getirildiği, buradan da, ailesi tarafından baba evine götürüldüğü, evden ayrılışı bu şekilde olan davacının ziynetleri yanında götürmesinin mümkün bulunmadığının anlaşılması karşısında verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3021, K. 2015/14136, 15 Eylül 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama