KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2015/3351 E., 2016/3800 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk(tüketici) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2016
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı dava dilekçesinde özetle; iş yeri telefonunu kurumsal pakete geçirdiğini, kendisini arayan bir numaraya dönüş yaptığını, bu numaranın özel olduğu konusunda davalı tarafça uyarılmadığını, davalı vekilinin 10.300 TL talepte bulunduğunu,paket anlaşması gereği 100 TL ödeyip hattının iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; Ortaca İcra Müdürlüğünün 2012/3612 esas sayılı icra dosyasındaki takibin paket anlaşmasında belirlenen 100.00 TL fiyat üzerinden devamına, karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3.maddesinde, kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılmış olup, mal “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı”, tüketici “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi”, satıcı ise “kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri” ifade eder, şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda; davacı imzaladığı kurumsal abonelik sözleşmesi uyarınca abone olduğu GSM hattını ticari amaçla kullanmıştır. Bu itibarla taraflar arasındaki ilişkiye 4077 sayılı kanun hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemelerin görevinin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, uyuşmazlığa genel mahkeme sıfatıyla bakılması gerekirken Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/3351, K. 2016/3800, 14 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama